Farz Namazlar Nelerdir, Kaç Rekattır?

Farz olan namazlar hangileridir? Farz namazlar kaç rekattır? Cuma namazı farz mıdır? İslam’a göre farz namazlar.

Sâbit oluşu ve delâleti kesin olan bir delile dayalı emir “farz” ifade eder ve yükümlü tarafından mutlaka yerine getirilmesi istenir. Yerine getirmeyen için maddi-mânevî müeyyide bulunur. İnkâr eden dinin sınırı dışına çıkar. Farz olan namazlar, aynî farz (farz-ı ayın) ve kifâî farz (farz-ı kifâye) olmak üzere ikiye ayrılır. Farz-ı ayın akıllı ve ergen her Müslüman’a farz olup, herkesin kişi olarak yerine getirmekle yükümlü bulunduğu namazlardır. Her gün beş vakit namaz ve şartlarını taşıyan kimseler için haftada bir Cuma namazı kılmak bu niteliktedir.

FARZ NAMAZLAR KAÇ REKATTIR?

Günde beş vakit farz namazların rekât sayıları şöyledir:

  • Sabah namazının farzı iki rekât,
  • Öğle namazının farzı dört rekât,
  • İkindi namazının farzı dört rekât,
  • Akşam namazının farzı üç rekât,
  • Yatsı namazının farzı dört rekât olmak üzere günde toplam 17 rekât farz namaz bulunmaktadır. Her rekât için en az 1.5-2 dakika takdir edilse, kişiden günde toplam en az yarım saat kadar yaratıcısına ibadet etmesi istendiği sonucuna varılır.

CUMA NAMAZI FARZ MIDIR?

Cuma namazı, Cuma günü öğle namazı vaktinde cemaatle kılınan ve farz olan kısmı iki rekât olan bir namazdır. Cuma namazı kılınınca ayrıca öğle namazı gerekmez. Ayette şöyle buyurulur:

“Ey îman edenler! Cuma günü namaz için çağrıldığınızda alış verişi bırakıp, Allâh’ın zikrine koşun! Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Cum’a Suresi, 9) Ayetteki “Allâh’ın zikri” ifadesinin Cuma namazını ve hutbeyi kapsadığı kabul edilir.

Farz-ı kifâye ise, bir bölüm Müslümanların yerine getirmesiyle diğerlerinden yükümlülüğün kalktığı namaz çeşididir. Cenaze namazı böyledir. Bir köy, kasaba veya şehirde bir cenaze namazını birkaç kişi kılınca, diğer Müslümanlar’dan sorumluluk kalkar. Fakat hiç kimse kılmazsa, o yerleşim birimindeki toplum bundan sorumlu olur. Namaza katılanlar sevap ve fazileti elde etmiş olurlar.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları

NAMAZ NEDİR?

Namaz Nedir?

NAMAZIN ÇEŞİTLERİ VE REKATLARI

Namazın Çeşitleri ve Rekatları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.