Ezanı Güzel Okuma Yarışması’nın Finalleri 22 Ağustos’ta Yapılacak

Diyanet İşleri Başkanlığınca din görevlileri arasında düzenlenen 17’nci Ezanı Güzel Okuma Yarışması’nın Türkiye finalleri 22 Ağustos’ta Van’da yapılacak

Diyanet İşleri Başkanlığınca din görevlileri arasında her ilde düzenlenen 17’nci Ezanı Güzel Okuma Yarışması’nın Türkiye finalleri 22 Ağustos’ta Van’da yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığınca Camiler ve Din Görevlileri Haftası etkinlikleri kapsamında din görevlilerinin yeteneklerinin geliştirilmesine yönelik düzenlediği Ezanı Güzel Okuma Yarışmasının bu yıl 17’ncisi gerçekleştiriliyor. İlk olarak illerde yapılan yarışmalarda birinci olan din görevlileri daha sonra bölge finallerinde yarıştı. Yarışmanın bölge elemeleri sonucunda farklı illerden 10 din görevlisi finale kalmayı başardı. 

Finalinin 22 Ağustos 2021 tarihinde Van’ın İpekyolu ilçesi Ulu Camii’nde gerçekleştirileceği yarışmada jüri üyeleri; makam, tavır, eda, ses, fonetik, diksiyon, tecvit, nefes, mimik ve temsil üzerinden değerlendirme yapacak. Yarışmacılar, ezanlarını Saba, Uşşak, Rast ve Hicaz makamlarının herhangi birinden okuyabilecek.

Jüri üyeleri belli oldu

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Koca’nın jüri başkanlığını yapacağı yarışmanın finalinde jüri üyeliğinde ise Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tıraşçı, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Faysal Arpaguş, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi Müezzin Kayyımı Mehmet Hadi Duran ve Diyanet İşleri Başkanlığı Tasavvuf Musikisi Koro Şefi Ali Osman Alaca yer alacak. 

Dereceye giren yarışmacıların ödülleri ise Camiler ve Din Görevlileri Haftası açılış merasiminde takdim edilecek. 

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.