Evlenirken İstihare Neden Yapılır?

Evlenirken neden istihare yapılır? İstihare yaparken nelere dikkat etmeliyiz? İstiharenin amacı nedir? Ne zaman istihare yapılmaz? Başkası sizin yerinize istihare yapabilir mi? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

İstihâre dediğimiz şey, Allah’tan bir şeyin hakkımızda hayırlı olmasını talep etmektir. Dua ederken de diyoruz ki: “Yâ Rabbi! Sen biliyorsun, ben bilmiyorum. Senin gücün yeter, benim gücüm yetmez. Eğer söz konusu şey benim için hayırlıysa bunu bana kolay kıl, bunu benim için hayırlı eyle. Yok iyi değilse bunu benden uzak eyle, beni de ondan uzak eyle.”

Binâenaleyh istihâre, namazdan ibarettir. İki rekât namaz kılarsın, peşinden istihâre duasını okursun, ondan sonra beklersin. Neyi beklersin? Hani tereddüt ettiğin, “Olsun mu, olmasın mı?” diye bir adım ileri atıp bir adım geri attığın; bazen “olsun”, bazen “olmasın” dediğin, böyle gelgitler yaşadığın meseleyle ilgili bakarsın ki birden kesin bir karara varmışsındır: “Olsun.” veya “Olmasın.” diye. İçindeki o tereddüt gitmiştir, içindeki o ikilem ortadan kalkmıştır. İşte istihâre bu şekilde cereyan eder.

Bazılarına Cenâb-ı Allah rüyasında bir şeyler gösterir. Yani rüyasında mesela bakar ki gördüğü şeylerden kalbi tatmin olur; “Bununla evlenmem hayırlıdır.” diye kesin bir kanaate varır. Yani rüya, onun kalbine bir işaret olmuş olur.

Herkesin Kendisine Yapması En Doğrusudur

Evet, bu yönüyle istihâre herkesin kendisinin yapması lazım gelen bir şeydir. Başkasının senin adına bir istihâre yapması söz konusu olmaz. Ama şu olabilir: Oldu ya başkasına dedin ki: “Basri Hocam, böyle bir şey var. Ben pek rüya göremem, sen rüya görürsün. Bu niyetle sen gece aklına alsan bizim bu iş hayır mı değil mi diye…” Sen de gece bir rüya görsen, desen ki: “Ya Ahmet Hoca, gece rüyamda seni gördüm, ateşe giriyordun.” Ben buradan kendi kendime, “Demek ki bu iş benim hakkımda hayırlı değil.” diye bir sonuç çıkartıp o işten soğuyabilirim. Neticede benim kıldığım istihâre namazı, yaptığım dua sonucunu vermiştir; o işten ben soğumuşumdur.

Ama sen: “Ahmet Hoca, seni rüyamda gördüm, ateşe giriyordun.” dedin. Ben de dedim ki kendi kendime: “Rüya tersine çıkarmış. Ateşe girmek demek, İbrahim aleyhisselâmın ateşe girmesi gibi güllük gülistanlık olacağı anlamına gelir. Tamam, ben bu işe devam edeyim.” Bu da benim biraz kendi psikolojik anlayışımla ilgilidir. Sen bir rüya görüyorsun; A şahsı olarak ben onu kötüye yorumluyorum, B şahsı olarak iyiye yorumluyorum.

Dolayısıyla istihârede, istihâreyi yapan kişinin Allah’la olan münasebeti, ilişkisi önemlidir. Bu ilişki ne şekilde tecelli eder, o farklılık gösterebilir. Ama sünnette olan şudur: Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm, “İstihâre yapın.” diyor. İstihâre duasını, Fâtiha’yı öğretir gibi bize; yani Kur’ân’dan bir âyet öğretir gibi öğrettiği rivayet ediliyor. Biz de istihâreyi ihmal etmezdik. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi defa tekrarlanır; tâ ki adamın içinde bir kanaat oluşsun.

Ne Zaman İstihare Yapılmaz?

Fakat istihâreden daha önemli olan, istişâredir. Yani istişâreler yaparsın da Basri Hocam… Üç kişiye danışırsın, beş kişiye danışırsın; ikisi “he” der, ikisi “yok” der, yine arada kalırsın. O zaman istihâreye gidersin. Yoksa yani %70 olumsuz, %20 olumlu olan bir yerde istihâre yapılmaz; belli zaten bunun ne olduğu. Dolayısıyla tereddüt ettiğimiz, arada kaldığımız yerde istihâre yapılır. İstihâreyi de kişinin kendisi yapar. Dolayısıyla burada kızımız kendisi istihâre yapacak.

İslam ve İhsan

İSTİHARE NAMAZI VE DUASI

İstihare Namazı ve Duası

İSTİHARE DUASI NASIL YAPILIR?

İstihare Duası Nasıl Yapılır?

İSTİHARE DUASI ARAPÇA TÜRKÇE OKUNUŞU VE ANLAMI | İSTİHARE DUASI NASIL YAPILIR?

İstihare Duası Arapça Türkçe Okunuşu ve Anlamı | İstihare Duası Nasıl Yapılır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.