Evlâtlarımıza Kur’ân’ı Sevdirmek İçin Neler Yapmalıyız?

Evlâtlarımıza Kur’ân’ı sevdirmek için neler yapmalıyız? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.

(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, bu sohbetinde çocukların küçük yaştan itibaren Kur’ân ve iman sevgisiyle yetiştirilmesinin zaruretini vurgulamaktadır. Dünyevî ilimlerin ancak uhrevî bir temel üzerine bina edildiğinde gerçek anlamını bulacağını belirtmekte; anne ve babaların evlatlarını Diyanet kursları ve imam-hatip okulları gibi İslâmî eğitim kurumlarına yönlendirmeleri gerektiğini teşvik etmektedir.

Hocaefendi, eğitimin nihai hedefinin yalnızca bir meslek ve kariyer değil, İslâm şahsiyeti ve güzel ahlâk kazandırmak olduğunu ifade etmekte; bu yolda sarf edilen gayretin kıyamete kadar devam edecek bir sadaka-i câriye olduğunu hatırlatmaktadır. Bir anne ve babanın evladına bırakabileceği en kıymetli mirasın maddî servet değil, Kur’ân ve Peygamber sevgisiyle yoğrulmuş bir şahsiyet olduğunu anlatmaktadır.

İslam ve İhsan

KUR’ÂN-I KERİM OKUMANIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Kur’ân-ı Kerim Okumanın Fazileti İle İlgili Hadisler

İSLAM’DA ÇOCUK EĞİTİMİ

İslam’da Çocuk Eğitimi

ÇOCUKLARA KUR'AN'I NASIL TEFEKKÜR ETTİREBİLİRİZ?

Çocuklara Kur'an'ı Nasıl Tefekkür Ettirebiliriz?

ÇOCUKLARA KUR'ÂN EĞİTİMİ VERMENİN ÖNEMİ

Çocuklara Kur'ân Eğitimi Vermenin Önemi

ÇOCUĞUMA NEDEN KUR'ÂN ÖĞRETMELİYİM?

Çocuğuma Neden Kur'ân Öğretmeliyim?

KÜÇÜK YAŞLARDA KUR'AN ÖĞRENMENİN FAZİLETİ

Küçük Yaşlarda Kur'an Öğrenmenin Fazileti

ÇOCUKLARA KUR’AN-I KERİM’İ NASIL ÖĞRETELİM?

Çocuklara Kur’an-ı Kerim’i Nasıl Öğretelim?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.