O’nun Muhteşem Ahlâkı: Kur’ân’ı Yaşayan Bir Hayatın İzinde

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, “O’nun Muhteşem Ahlâkı” adlı eserinde, Kur’ân’ı hayatıyla yaşayan Resûlullah Efendimiz’in muhteşem ahlâkını merkeze alarak, fertten cemiyete uzanan diriliş ve vefâ yolunu hatırlatıyor.

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, “O’nun Muhteşem Ahlâkı” adlı eseri hakkında, sevenlerine ve okuyucularımıza hulâsa mahiyetinde bilgiler paylaşıyor.

VEFÂNIN VE DİRİLİŞİN YOLU: O’NUN MUHTEŞEM AHLÂKI

–Hazret-i Âişe Vâlidemiz’in buyurduğu üzere, Efendimiz’in muhteşem ahlâkı da Kur’ân-ı Kerim idi.

  • Kur’ân-ı Azîmüşşan, kelâmda tecellî eden ilâhî sanat hârikası...
  • Kâinat da, fiilde tecellî eden ilâhî bir azamet tezâhürü...
  • Rasûlullah Efendimiz ise insanda tecellî eden ilâhî sanat hârikası...

Her biri, diğerini şerh etmekte ve nice hikmetlerle semâvî hidâyetlere ufuk açmakta...

➢ Kur’ân-ı Kerîm’in beyân ettiği, mü’min, müttakî, sâlih, muhsin ve muhlis insan şahsiyeti, en zirve şekliyle Peygamber Efendimiz’de temsil edilmekte.

➢ Efendimiz’in yaşadığı îman ve sâlih amel ömrü ve sergilediği müstesnâ ahlâk da, Kur’ân’ın ifade ve talep ettiği ebedî saâdet haritası...

Unutmamalı ki; Bizler, «O’nun Muhteşem Ahlâkı»yla iki cihanda da aziz bir ümmet, şerefli bir millet idik. Hem şahsiyetimiz, hem haysiyetimiz yüksek idi. Kıtalara adâletle hükmettik. Gayrimüslimler dahî İslâm’ın hak ve hakikat tevzîine hayran oldu.

Merhamet ve şefkatin mücessem hâle büründüğü bir vakıf medeniyetini inşâ ettik.

Lâkin; Efendimiz’in muhteşem ahlâkından uzaklaşılınca, O’nun fedâkârlığından, İslâm’ı yaşama ve yaşatma iştiyâkından taviz verilince, dünya muzafferiyetleri de Müslümanların elinden kaydı gitti.

Lâkin bu ahvâli de yanlış tefsir edenler oldu. «O’nun Muhteşem Ahlâkı»na sarılmadığımız ve O’na sahip çıkmadığımız için geri kaldığımız hâlde, tam tersi, çirkin bir anlayış yayıldı. İslâm suçlandı. Batı aklı ve çirkin ahlâkı yüceltildi. Yabancılaşma hâkim oldu.

Dolayısıyla; Bugün, îmânın ve Rasûlullah Efendimiz’in ne büyük bir nimet olduğunu anlamamız ve anlatmamız, bir îman borcu hâline geldi.

Cenâb-ı Hak buyurur:َّٰ

“Kim Rasûl’e itaat ederse Allâh’a itaat etmiş olur...” (en-Nisâ, 80)

Her Fâtiha’da niyâz ettiğimiz Sırât-ı müstakîm, Cenâb-ı Hakk’a giden yoldur. O yolun rehberi de Peygamber Efendimiz’dir. Rabbimiz buyurur:

“Sen şüphesiz peygamberlerdensin. Sırât-ı müstakîm (istikametli, dosdoğru yol) üzerindesin.” (Yâsîn, 3-4)

Bilmeliyiz ki; Allah Rasûlü’ne vefâsızlık, en büyük vefâsızlıktır.

Unutmamalıyız ki; O’nun Muhteşem Ahlâkı’nı tanımak, okumak, yaşamak ve yaşatmak, O’na vefâdır.

O’nu âlemlere rahmet olarak gönderen Cenâb-ı Hakk’a vefâdır, bu zirve nimetin şükrünü bir nebze edâdır.

Bu bakımdan; Cenâb-ı Hak’tan bu nâçizâne eseri, bu vefânın ve şükrün îfâsında mütevâzı bir adım olarak kabul buyurmasını niyâz ederim.

Yüzakı’mız; gerek neşriyat ve matbuat, gerekse Kur’ân ve Sünnet ekseninde kıymetli eğitim faaliyetleriyle ve bilhassa O’nun Muhteşem Ahlâkı’nı yaşatma yolundaki gaye ve gayretleriyle dâim ve mükâfâtı da ebedî olsun inşâallah.

Yüce Mevlâ’mız; Cümlemizi, her bakımdan Hazret-i Peygamber’in Muhteşem Ahlâkı’yla  ahlâklandırsın. Bir ömür O’nun Sünnet-i Seniyye’sini yaşamaya ve yaşatmaya muvaffak kılsın!

Kur’ân ve Sünnet istikametinde böyle hizmetlerin devamını nasîb eylesin. Emek verenlere, destek olanlara müteselsil ecirler nasip buyursun! Âmîn!..

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık

İslam ve İhsan

PEYGAMBER AHLAKI

Peygamber Ahlakı

GÜZEL AHLAK DUALARI

Güzel Ahlak Duaları

PEYGAMBERİMİZİN AHLAKİ ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Peygamberimizin Ahlaki Özellikleri Nelerdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.