Eşim Alkol Kullanıyor ve Kötü Alışkanlıkları Var Boşanmalı mıyım?

Eşim alkol kullanıyor, kötü alışkanlıkları var boşanmalı mıyım? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Dinimizde, eşlerden birinin günah işlemesi veya kötü alışkanlıkları olması, tek başına evliliğin sona ermesi için yeterli bir sebep değildir. Nikâh bağı, taraflardan biri dinden çıkmadığı sürece devam eder. Ancak bu durum evliliği çekilmez hâle getiriyorsa; yani fiziksel ya da psikolojik şiddete yol açıyor veya ailevi görevlerin yerine getirilmesini engelliyorsa, o zaman boşanma talep etme hakkı doğabilir.

Eğer böyle bir durum sevgi ve anlayışla idare edilebiliyorsa, eşin bu kötü alışkanlıklardan vazgeçmesi için çaba gösterilmeli ve sabırla hareket edilmelidir. Özellikle haksız kazanç gibi toplumu da etkileyen ciddi günahlarda eşin huzursuzluk hissetmesi hâlinde boşanma hakkı olabileceği belirtilmiştir.

Ancak unutmayalım ki evlilik bir sükûnet yuvasıdır. Bu huzur bozulduğunda önce tamir edilmeye çalışılmalıdır. Tamir mümkün değilse sonlandırma yoluna gidilebilir. Yine de aceleci davranmamak, en kötü evliliğin bile bazen en iyi bekarlıktan daha hayırlı olabileceğini unutmamak gerekir."

İslam ve İhsan

BOŞANMA İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Boşanma ile İlgili Ayet ve Hadisler

EVLİLİĞİ KORUMANIN YOLLARI NELERDİR?

Evliliği Korumanın Yolları Nelerdir?

BİR KİMSE NAMAZ KILMAYAN EŞİNDEN SORUMLU MUDUR?

Bir Kimse Namaz Kılmayan Eşinden Sorumlu mudur?

EŞİM NAMAZ KILMIYOR NE YAPMALIYIM?

Eşim Namaz Kılmıyor Ne Yapmalıyım?

EŞİM ÖNCEDEN TESETTÜRLÜYDÜ ŞİMDİ AÇILDI ÇOCUĞUMUZ YOK BOŞANMALI MIYIM?

Eşim Önceden Tesettürlüydü Şimdi Açıldı Çocuğumuz Yok Boşanmalı mıyım?

İSLAM’DA BOŞANMA VE SONUÇLARI

İslam’da Boşanma ve Sonuçları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.