Nasihat Hak Yolcusuna Bir Kandildir

Muhyiddin ibnü’l-Arabî Hazretleri'nden nasihatler serimizin "Nasihat Hak Yolcusuna Bir Kandildir" başlıklı bölümünü istifadenize sunuyoruz. Muhyiddin ibnü’l-Arabî Hazretleri'nin dilinden bir nasihat...

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Futuhât-ı Mekkiyye kitabımızın bu bölümü, Allah’ın tevfik ve inayetiyle, onu okuyup dinleyen, Hakk’a vuslatı arzulayan, O’na ulaştıracak manevi bir yola sülûk eden ve hatta O’na vasıl olan herkesin istifade edeceği birçok hikmetli tavsiyelerden oluşmaktadır.

Şiir (meâlen tercüme)

Mevlâ ve elçileri, hep nasihat ettiler

Onları örnek almak oldu en üstün amel[1]

Nasihat olmasaydı halk düşerdi hayrete

Onsuz hükümranlık, kalır mıydı devlete

Sen de işle bu ameli, ihmal etme bu yolu

Çünkü nasihat, Yüce Rabbin ezelî bir yolu

Ben sûfi topluluğuna Hakk’ın öğütlerini hatırlattım;

Yoksa kendiliğimden yeni şeyler ortaya atmadım.

Yürünecek yolların en doğrusu onların yoludur

Başka söz ve yollar karanlığa götüren sapık koldur

Gerçek din, Muhammed –aleyhisselam’ın gösterdiğidir

O’nun dini, bütün dinlerin en nurlusudur.

İşte bu yol, gözü kör değil, keskin eder

Gönül vereni doğru dürüst adam eder

Bütün yüreğinle o dinin temellerinden aldığın güçle yücel

Yükseklerdeki Ay’a, zühal’e[2] ve yıldızlara doğru açıl

Kendini bırakıverme! Yüksek derecedeki “Hamel”[3] burcuna yüksel

Oradan da Kürsî’ye sonra Arş-ı muhîte, şekil ve misal âlemine gel

İllet ve arazlarla mukayyed aklın mahalli olan

Tertemiz nefsin fıtrat-ı asliyyesine var heman

Oradan ‘Ama’ ya [4] ki onun üstündedir nefes (hava)

Oradan da ezeliyet durağına git bir nefes

Bak orada dağın üstünde duran dağa

Muhakkak O’nu görür hem de daima

Şayet aşağılarda olmasaydı yücelik,

Nice sözlerle görüleni isteyen yüzlerimiz alçalmazdı

İşte bu sebeple bize secdeyi emretti Mevlâ

Ta ki Hakk’ı hem yukarıda görelim, hem aşağıda

Basiret ehli isen bizim sana tavsiyemiz işte budur

Bu vasiyeti unutma onu en üstün ganimet bil.

Bu tavsiye ile bilinen her şeyi olduğu gibi görürsün

Hakikati nasılsa o şekilde, başka bir şeyi  değil

Hatta görülebilecek en yüce manzarayı görürsün

Zaten onun tek aynası sensin, artık ayrılma orda kal

Şayet seni sevineceğin bir hakikate/kaynağa çağırırsa

Kabul etme, ondan her zaman korku üzere ol

“Hamdolsun Allah’a! Âlem-i kevn”de ricaller (er kişiler) oldukça

Biz hepimiz, kendisinden doğumlar olan birer anayız

 Er kişiler onlardır ki, irfan-ı Hak onların hakikati olmuştur.

Onlardır gerçek analar (inâs), onlardır benim hem canım hem de emelim

Dipnotlar:

[1] Müellif bu sözleriyle nasihatte bulunmasının bir anlamda gerekçesini ifade ederek, niyetinin bu ulvi sünnete uymak olduğunu beyan etmektedir (Mütercim).

[2] Satürn

[3] Hamel Burcu: Sevr (Öküz) Burcu

[4] ‘Ama’ : Mertebe-i Ahâdiyyet, Gayb-ı Mutlak, La Taayyün, Vücûd-ı Mahz vs. gibi adlarla da anılan ‘ama’ tasavvufî literatürde Allah’ın henüz isim ve sıfatlarla tecelli etmeden önceki mutlak gizlilik halini ifade için kullanılır.

Kaynak: Dr. Âdem Ergül, Öğütler Pınarı İbn Arabi Konuşuyor, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

KENDİ KALEMİNDEN MUHYİDDİN İBNÜ’L-ARABİ’NİN AKİDESİ

Kendi Kaleminden Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin Akidesi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle