Eşim Pahalı Eşyalar İstiyor İhtiyaçla İsrafı Nasıl Ayırt Edebilirim?

Eşim pahalı eşyalar istiyor, ihtiyaçla israfı nasıl ayırt edebilirim? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Aile ilişkilerinde aslolan geçinmektir; yani kavga etmeden, gürültü patırtı çıkarmadan tarafların birbirini idare etmesidir. Binaenaleyh bir insan bir eşyayı, bir aleti niye ister? Etrafında gördüğü için, komşuda gördüğü için, akrabaya ziyarete gittiğinde onların kullanımında gördüğü için ister. Kadınlar da bir şeyi bu şekilde isterler. Dolayısıyla eğer bir insan bulunduğu muhitte, kendi sosyokültürel ve ekonomik çevresinde bir şeyi 10 aileden 6 tanesi kullanıyorsa, artık o bir ihtiyaç hâline gelmiştir Basri Hocam.

1950’li yılları düşünün; İstanbul’daki 100 hanenin belki 10’unda buzdolabı vardı. 1980’lere gelindiğinde 100 hanenin 60’ında buzdolabı bulunur hâle geldi. Artık buzdolabı bir ihtiyaç hâline geldi. Bugün en fakir evde bile bir buzdolabı var. Dolayısıyla buzdolabı artık zaruret hâline geldi. Bundan 10-15 sene önce çamaşır makineleri her evde vardı ama çamaşır kurutma makineleri yoktu. Bugün İstanbul’daki hanelerin %95’inde çamaşır kurutma makinesi var; artık o da bir zaruret hâline geldi.

Binaenaleyh, atıyorum filan marka bir süpürge; kolay süpürüyor, rahat taşınıyor, kullanımı rahat. Dolayısıyla bozulması da zor olan, hakikaten ihtiyaç olan bir şeyse ki ihtiyaç meselesi az önce söylediğim gibi 10 haneden 6’sında, 100 haneden 60’ında varsa artık ihtiyaç hâline gelmiştir. Bu şöyle değerlendirilmez: “Senin annenin evinde var mıydı?” Benim annemin evinde böyle bir süpürge yoktu. Ninen de çalı süpürgesiyle süpürüyordu. Ama mesele senin annenin, benim annemin, dedemin, ninemin evinde olması değil; bugünkü ortalama hane halkında bulunup bulunmaması meselesidir.

İhtiyaç sadece fiziki değil, bazen psikolojik ihtiyaç hâline de gelir. İnsanlar yoksunluk hisseder; bir şeyin olmaması onu rahatsız eder. Olduğunda kullanmasa bile rahat eder. Mesela hanım ısrarla bir şey aldırır, bir iki defa kullanılır, sonra uzun süre kullanılmaz. Ama olmasa “Herkeste var, bende niye yok?” diye psikolojik olarak rahatsızlık duyar. Binaenaleyh bu tür meselelerde oluruna bakmak lazım. Eğer imkân varsa, hanımın aklında kalacağına, arada huzursuzluk olacağına alırsın, evde durur; mesele olmaktan çıkar.

Ama şöyle bir durum varsa: 50 liralık bir çanta var, bir de marka diye 50.000 dolarlık bir çanta var. Kusura bakma, bir Müslüman hanımın 50.000 dolarlık, 10.000 dolarlık, 5.000 dolarlık çanta kullanması caiz olmaz, haram olur. “Allah kuluna verdiği nimeti kulunun üzerinde görmek ister.” (Tirmizî, Edeb, 54). Bu hadisin anlamı; Allah sana servet verdi diye marka uğruna israf etmek değil, nimeti yerli yerince kullanmak ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktır.

Eğer böyle bir durumda karı ile kocanın arası açılacaksa ne yapacağız? Karı ile kocanın arasını açmayacağız ama haram olan bir şeyde de eşimizi memnun edeceğiz diye Allah ile aramızı açmayacağız.

Şöyle bir misal vereyim: Benim biraz şekerim var, biraz kilom da var. Ramazan dışında oruç tutmakta zorlanıyorum ama Ramazan’da zorlanmıyorum. Neden? Nefis biliyor ki bu adam Ramazan orucunu tutacak, burada taviz koparamam diyor. Ama nafile oruçlarda “Dersin var, ağzın kuruyor” diye kandırmaya çalışıyor.

Onun için evin reisi bazı kırmızı çizgileri baştan koymalı: “Gösteriş için gereksiz harcamaya girmem ama hayır için, infak için elimden geleni yaparım.” Çünkü asıl değerli olan, Allah yolunda yapılan harcamadır.

Altın meselesinde bile bir hikmet var: “Altın ak akçe kara gün içindir.” Yarın ihtiyaç olur, bozdurursun. Ama çanta, süs eşyası gibi şeyler çoğu zaman sadece gösteriş içindir. Bu da “Ben farklıyım, ben zenginim.” mesajı verir ki bu doğru değildir.

Bir insan zengin olabilir; daha kaliteli giyinebilir, daha sağlam araba kullanabilir. Bunlar başka. Ama sırf statü göstergesi olan şeyleri almak doğru değildir.

Eskilerin bir sözü vardır: “Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.” Çünkü ucuz mal çabuk bozulur. Kaliteli mal ilk başta pahalı olabilir ama uzun ömürlüdür.

Netice itibarıyla, eğer bir şey toplumda yaygın hâle gelmiş ve ihtiyaç olmuşsa bunu almak gerekir. Buna karşı durmak nehri tersine akıtmak gibidir. Bu sebeple hanımla arayı açmaya değmez. Allâhu a‘lem.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle