Dua Nedir?

Dua nedir? Duanın önemi ve fazileti nedir? Allah ile irtibat nasıl kurulur? Dua ve duanın kısaca anlamı...

Duâ, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir.

DUA NE DEMEK?

Duâ, “Hayy” ve “Kayyûm” olan, her şeyin sahibi, yüceler yücesi Rabbe yakarışta bulunmak, O’na hâlini arz etmek, işlerini O’na havale etmek demektir. Dağların dahî ağırlığından parçalandığı büyük bir emanetle sorumlu tutulan insan, yaşadığı bütün anlardan, yaptığı-yapmadığı her şeyden hesaba çekileceğini idrâk ettiğinde ne kadar zayıf ve çaresiz kaldığını yakînen hisseder. İşte böyle bir anda kula en çok yaraşan haslet, hâl-i pür melâlini, zayıflık ve acziyetini Allâh’a arz etmesidir. Zaten kulluk da bu demektir.

DUANIN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

Kulunun her hâline vâkıf olan Âlemlerin Rabbi, onun acziyetine her ân şahid olduğu hâlde, kulundan bunu itiraf ve ifade etmesini bekler. Onun el açıp:

“-Rabbim! İmdâd eyle!...” demesini ister.

Bu sebeple âyet-i kerîmede:

“…Duânız olmasa Rabbimin katında ne ehemmiyetiniz var?!.” (Bkz: el-Furkan, 77) buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de:

“Sizden birine duâ kapısı açılmışsa, muhakkak ki ona rahmet kapısı açılmıştır. Allâh’a en sevimli duâ, kendisinden âfiyet istenmesidir. Muhakkak ki duâ, başa gelen ve gelmeyen her belâ ve musibete fayda verir. Onun için ey Allâh’ın kulları, duâya sarılınız! buyurmuştur. (Tirmizî, Deavât, 101/3548)

Kaynak: Seher Küçük, Şebnem Dergisi, Sayı: 170

DUA EDERKEN NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Dua Ederken Nelere Dikkat Etmelidir?

EN TESİRLİ DUALAR

En Tesirli Dualar

DUA NEDİR? DUANIN ÖNEMİ NEDİR?

Dua Nedir? Duanın Önemi Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Dua alamı

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.