Dijital Kösler Arasında Vicdan Duyulur mu?

Yıllarca kös dinleyen devenin teneke gürültüsüne duyarsızlaşması gibi, biz de dijital dünyanın bitmek bilmeyen gürültüsünde vicdanımızın sesini mi kaybettik? Mehter devesinin hikayesinden günümüzün 'emojiyle rahatlatılan' vicdanlarına uzanan sarsıcı bir sorgulama.

Eskiden, mehter takımında kös adı verilen büyük davullar, deve sırtında taşınırmış. Uzun yıllar kös taşıyan bir deve, yaşlanınca emekli edilir, boynuna, istediği yere girip çıkabileceğini belirten bir ferman asılır; “cihada katılan deve” diye kimse bu deveye dokunmazmış.

MEHTER DEVESİ VE TENEKE GÜRÜLTÜSÜ: ALIŞILAN DUYARSIZLIK

Bir gün, emekli edilmiş mehteran devesi, yoksul bir adamın bahçesine dadanmış. Adam, türlü yollarla deveyi uzaklaştırmaya çalışmış ama başaramamış. Sonunda teneke ve bir çubukla ses çıkararak deveyi korkutmak istemiş. Ancak deve, hiç etkilenmemiş. Bunu gören komşu, dayanamayıp demiş ki: “Yahu, yıllarca kös dinlemiş deve, senin teneke gürültüsünden mi korkacak?”

Tekrar eden her yankı, bir süre sonra gürültü değil fon gibi algılandığından zihnin arka planına itilir. İnsanın tepki vermesi için o gürültüyü duyup rahatsız olması gerekir. İşitmenin önceliğini, anne karnında ilk duyu organı olarak kulağın yaratılması ortaya çıkarır.

İnsan, duyduğunu anlamlandırabildiği kadar insandır.

DİJİTAL KÖSLER: SOSYAL MEDYA GÜRÜLTÜSÜNDE KAYBOLAN VİCDAN

Sosyal medya araçlarından sadece YouTube’a her dakika 60-100 saatlik video yüklenmektedir. Daha bunun Instagram’ı, Twitter’ı ve birçok platformu var. Günümüz insanı işitsel ve görsel olarak sürekli bir gürültü bombardımanına tutulmuş durumdadır. Sosyal medya kösleri, 7/24 durmaksızın iş başında. Bu kadar gürültü içinde kulak duyabilir mi, göz görebilir mi, kalp hissedebilir mi?

Bir şeyi zehirli yapan onun miktarıdır. Su bile, aşırı dozda alınırsa zehirler.

Günümüzün en belirgin hastalıklarından biri duyarsızlıktır. Kendine dokunmayan kötülükten rahatsız olmayan, vicdanı sızlamayan “Bana değmeyen yılan bin yaşasın.” diyen insanlar… Haberler, vicdansızların çıkardığı kaos ve gözyaşı ile doluyken, gözyaşlarına duyarsızlaşan insanlar…

Hız Çağının Bedeli: Acıdan Emojilere Kayıtsızlık

Alev Alatlı’nın dediği gibi:

“İşleyeceğimiz en büyük günah, birbirimize kayıtsız kalmamızdır.”

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” (Buhârî, Edeb 27) düsturuyla yetişen insanların, komşusundan bîhaber olduğu devre nasıl gelindi? Duyarsızlaşma gürültülü bir felaket değildir; toplumda sessizce ilerler.

Tekasür (çokluk, sayısal veri) çağı, her yerde olduğu gibi sosyal medyada da kendini göstermektedir. Sansürsüz görücüye çıkarılmış; ayarı bozuk, şiddetin, hakaretin her türlüsünü yansıtan görseller… İnsanda haz duygularını artıran sonu gelmez akışlar…

Modern çağın payına hız düştü. Acı da bu hızdan payını aldı. Bir çocuğun çığlığı, parmak uçlarından çok hızlı bir şekilde akmakta. Gözyaşı emojisi ile vicdanlar rahatlatılmakta…

Duyarsızlaşan kulaklar mı, yoksa kalpler mi?

“Onların kalpleri vardır, kavrayamazlar; gözleri vardır, göremezler; kulakları vardır, işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’râf Suresi, 179)

“Burası dünya, ne çok kıymetlendirdik.

 Oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik.” Cahit Zarifoğlu

Kıymetinden fazla değer verdiğimiz dünya, hevâ ve heveslerini insanlığın önüne dökerek meşgul etti.  Artık insana nasihat kâr etmiyor; cennet müjdesi, cehennem korkusu tesir etmiyor.

Beyazıd-i Bestami (ks.), bir gün mezarlıktan geçerken çamura bulanmış insan kafatasları gördü. Bazı kulaklar çamurla dolmuş, bazı kulaklar ise bir kulağından diğer kulağına kadar açıktı.

“Ya Rabbi, bunun hikmeti nedir?” diye dua edince ilham olundu:

“Kulağı çamurla dolmuş kafatasları, bizim sözümüzü işitmiş olanlardır. Bir kulağından diğer kulağına kadar boş olanlar ise sözümüzü tutmayanlardır.”

Güzele çağıran ne çok şey var: Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin hadisleri ve bu iki minval (yol) üzere yaşayıp kendini, insanlığı uyandırmaya adamış merhamet erleri… Maalesef, insanın acı ve gözyaşlarına duyarsızlaşması gibi, uyaranların çağrısına kulak asmaması da çağın hastalığıdır.

UYANIŞ ÇAĞRISI: MEHTER DEVESİ OLMAK MI, İNSAN KALMAK MI?

Kuran-ı Kerim, peygamberimizin çağrısını duymayanları şu şekilde resmeder:

“Sen onları çağırırsın da onlar senin çağırmanı duymazlar. Sanki bakıyorlar da görmüyorlar.” (A’râf Suresi, 198)

Hakkı duyurmak için çırpınan insanlar, “cahile kelam, nafile kelam” demeden durmaksızın gece gündüz davettedir. Kulakları, dijital kös davullarının sesiyle dolan insan, mehter devesi gibi gönül bahçesini tarumar (perişan) etmektedir.

Mehter devesi deyip geçmemek gerekir. Deve görevini yapmış, “Pişmiş aşım, ağrısız başım.” diyerek ömrünü tamamlama derdinde. “İşitmedim, görmedim, bilmiyorum” diyerek üç maymunu oynayan insan, dünyada uyanmazsa ahirette işi zor olacak. Kıyamet günü, “Keşke bir mehter devesi olsaydım da toprak olup gitseydim.” diyecek.

Bir gün Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem Medine’de bir bahçedeydi. Bahçedeki bir deve, Hz. Peygamber’i görünce inleyip ağlamaya başladı. Hz. Peygamber Efendimiz ağlayan devenin yanına gidip başını okşayınca hayvancağız sakinleşti.

Hemen sonrasında Peygamberimiz (s.a.v.), bu devenin sahibini sorunca orada bulunan Ensar’dan genç bir Müslüman, devenin kendisine ait olduğunu belirtti. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), devenin sahibini:

“Allah’ın sana yararlanman için verdiği bu deveye eziyet ettiğin için Allah’tan korkmalısın. Deve bana, senin kendisini aç bıraktığını ve aşırı çalıştırarak yorduğunu anlatarak şikâyette bulundu.” Diyerek uyardı.

Deve, derdi olduğunda kime gideceğini bildi. İnsan, ise hangi mecralara başvuracağını unutmuş durumda…

İnsan, hak yolunda en küçük çağrılara kulak kesildiğinde şairin dediği gibi “insan, ne isterse olabilir; hatta insan bile olabilir” hakikati başlar.

Kaynak: Hatice Şahin, Altınoluk Dergisi, Sayı: 481

İslam ve İhsan

İSLAM’DA DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜ

İslam’da Din ve Vicdan Özgürlüğü

RUHUN ÜÇÜZLERİ: AKIL, İRADE VE VİCDAN

Ruhun Üçüzleri: Akıl, İrade ve Vicdan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle