Cuma Hutbesi: Mevlid-i Nebi

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan cuma hutbesinin bugünkü konu başlığı “Mevlid-i Nebi” oldu.

Gelecek hafta Muhammed’in (s.a.s) dünyayı teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid gecesinin idrak edileceğine ve Mevlid-i Nebi haftasının kutlanacağına değinilen hutbede “İmanın manasını bize anlatan, mümin olmanın gereği olarak namazdan oruca, hacdan zekâta her bir ibadetimizi nasıl yerine getireceğimizi bize gösteren Peygamberimizdir” denildi.

23.10.2020 tarihli cuma hutbesi...

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Andolsun ki Allah, müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp tertemiz yapan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.”1

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Bana itaat eden, Allah’a itaat etmiştir. Bana isyan eden, Allah’a isyan etmiştir.”2

Aziz Müminler!

Yüce Allah, Hz. Âdem’den itibaren müjdeleyici ve uyarıcı olarak nice peygamber göndermiştir. Peygamberler aracılığıyla insanları tevhide ve kulluğa, hakkı benimseyip erdemli yaşamaya davet etmiştir. Peygamberler asırlar boyunca Allah’ın dinini tebliğ etmiş, iyiliğin yayılması ve kötülüğe engel olunması yolunda insanlığa örnek olmuştur. İlâhî vahiy alan bu şerefli elçiler zinciri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ile nihayete ermiştir.

Kıymetli Müslümanlar!

Resûl-i Ekrem Efendimiz, insanlığın umudu, müminlerin sevgilisi, âlemlerin rahmet vesilesidir. Kur’an-ı Kerim’i bize aktaran, anlatan ve yaşayarak öğreten odur. Dünyada huzur ve güvenin, ahirette sonsuz mutluluğun anahtarı, onu model almak ve onun gibi yaşamaya gayret etmektir. Zira o, bize şöyle seslenir: “Kim Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı ve peygamber olarak Muhammed’i kabul ederse, imanın tadını alır.”3

Değerli Müminler!

İmanın manasını bize anlatan, mümin olmanın gereği olarak namazdan oruca, hacdan zekâta her bir ibadetimizi nasıl yerine getireceğimizi bize gösteren Sevgili Peygamberimizdir. İyi bir insan, salih bir kul, olgun bir mümin olmayı bize öğreten odur. Nitekim o kendisini şöyle anlatır: “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”4

Son Peygamber’in hayatına baktığımızda görürüz ki, iman ve ibadet ancak güzel ahlakla kemale erer. Sünnet namazları kılmak nasıl ondan bize miras kalmışsa, samimi ve dürüst olmak, can taşıyan her varlığa şefkat ve merhamet göstermek, adaletten ayrılmamak, ailenin değerini bilmek ve mümin kardeşliğinin hakkını vermek de aynı şekilde onun sünnetidir.

Muhterem Müminler!

Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece, Habib-i Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.s)’in dünyayı teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid Gecesini idrak edeceğiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlid-i Nebi haftasını kutlayacağız. Başkanlığımız bu yıl Mevlid-i Nebi haftasının temasını “Peygamberimiz ve Çocuk” olarak belirlemiştir. Bu vesileyle Peygamberimizi daha yakından tanımaya, anlamaya ve bilhassa çocuklarla iletişimini yeniden hatırlayarak hayatımıza taşımaya gayret edeceğiz. Mevlid-i Nebi gecemizi tebrik ediyor, haftamızın İslâm âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

Dipnotlar:

1. Âl-i İmrân, 3/164. 2. Müslim, İmâre, 33. 3. Müslim, İman, 34. 4. İbn Hanbel, II, 381.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

ÇOCUKLARLA İLGİLİ HADİSLER

Çocuklarla İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.