Gayrimüslim Ülkelerde Cuma Namazı Kılınır mı?
Bulgaristan gibi gayrimüslim ülkelerde yaşayan Müslümanlar cuma namazını kılabilir mi, hangi şartlarda eda edilmelidir? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Gayrimüslim ülkelerde yaşayan Müslümanların dinî kimliklerini koruyabilmeleri açısından, Cuma namazının her koşulda eda edilmesi hayati bir önem taşımaktadır.
CUMA NAMAZI HER YERDE KILINMAZ MI?
Cuma namazı her yerde kılınır. Niçin her yerde kılınır? Çünkü cuma günü Cenab-ı Allah, “Ey iman edenler! Cuma namazına gidiniz” diye emreder. Eğer bir yerde cuma ezanı okunuyorsa, orada cuma namazına gitmek gerekir. Diğer teferruatlar, şartlar ve benzeri hususlar mezhepten mezhebe değişiklik arz edebilir. Binaenaleyh aslolan, haftada bir de olsa —özellikle Müslümanların zayıf düştüğü yerlerde— bu ibadetin muhafaza edilmesidir.
Bir dönem Müslümanların egemen olduğu Bulgaristan ve Balkanlar’da yaklaşık 500 sene İslamiyet hâkimdi, Müslümanların sözü geçiyordu. Daha sonra Müslümanlar tarih sahnesinden çekilmek zorunda kaldılar. Elbette bu çekilmenin bir maliyeti oldu. Bunun günahı ve sebepleri ayrıca üzerinde durulması gereken meselelerdir; şimdilik bahsi diğer olarak değerlendirelim.
Ancak buralarda bir İslam tarihi vardır ve bugün hâlâ Müslümanların evlatları, evlad-ı Fatihan, bu topraklarda yaşamaktadır. Maalesef bugün Müslümanlık buralarda günden güne zayıflamaktadır; sizler bunu daha iyi bilirsiniz. “Burada cuma kılınmaz, şu yapılmaz, bu yapılmaz” diyerek Müslümanların birlik ve bütünlüğüne zarar verecek her türlü söylemden kaçınmak gerekir.
Bir kimse, buradaki devletin tayin ettiği imamla ilgili tereddüt yaşayabilir. Farz-ı muhal, böyle bir imamın imanının tehlikede olduğunu düşünebilir. En fazla, onun arkasında cemaatle namazı kıldıktan sonra, vaktin farzını tekrar ederek namazını garanti altına almış olur. Ancak unutmamak gerekir ki cuma, bayram, kurban gibi toplumsal ibadetler, toplu olarak yerine getirilen ibadetlerdir ve birtakım gevşeme alametleri ortaya çıktıktan sonra zamanla kaybolmaktadır.
Bakıyorsunuz, bazı yerlerde dinî kurumlar ortadan kalkmış; fakat insanların toplu olarak yaptıkları ibadetlerin kalıntıları hâlâ devam etmektedir. Mesela Balkanlar’da namaz hassasiyeti kaybolmuş, ancak bir araya gelerek okunan mevlitler sürmektedir. Şimdi kalkıp da “Bu mevlitler bidattir, yapılmamalıdır” denildiğinde, Müslümanların bir araya gelip muhabbet edecekleri, dinden imandan bahsedecekleri hiçbir meclis kalmamaktadır.
Oysa bunları bir fırsat olarak bilmek gerekir. Bu meclislerde insanlara dini ve diyaneti anlatmalı, cuma namazına teşvik etmeliyiz. Hatta Bulgaristan Devleti cuma saatinde Müslümanların ibadet etmelerine müsaade etmiyorsa, bununla ilgili haklı taleplerini devlete iletmeleri gerekir. Cuma saatinde Müslümanların ibadet edebilmeleri, bu esnada işle meşgul edilmemeleri yönündeki talepler, demokratik bir hak ve insan hakları ile özgürlüklerinin bir gereği olarak Bulgaristan hükümetine iletilmelidir.
Kalkıp da “Burada cuma kılınmaz, burası şöyledir, böyledir” gibi belki safiyane söylenmiş sözleri, düşmanın menfaatine olacak şekilde kullanmamak gerekir. Biz her fırsatta bir araya gelebilmenin yoluna bakmalıyız. Cuma, bayram ve benzeri birlikteliklerimizi özenle korumaya dikkat etmemiz gerekir.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!