Cildinize Yapabileceğiniz 6 Kötü Şey

Cildinizi güzelleştirmek adına yaptığınız bazı uygulamaların tam tersi cildinize zarar verebileceğini unutmayın. İşte bu hatalar...

Kendi kendinize cildinize zarar verebilirsiniz, bu da korkutucu bir gerçek olarak kabul görür. Daha korkutucu olanı ise bunu cildinizi güzelleştirmeye çalışıyorken yapabilecek olmanız.

1) SİVİLCE SIKMAK

Dermatolog olmadığınızı hatırlatırız. Sivilcelerinizle, aknelerinizle veya yüzünüzdeki herhangi bir şeyle oynamamanız lgerek. Aksi takdirde yüzünüzde kalıcı izler oluşabilir.

2) AŞIRI PEELİNG

Konu peelingse cildiniz gereğinden fazlasını kaldıramaz. Onun yerine arındırıcı kullanın. 7 gün peeling yapıp, 7 gün yapmayarak cildinizi dinlendirmelisiniz.

3) AŞIRI YIKAMA

Yüzünüzü yıkarken aşırıya kaçmak da kötü alışkanlıklardan biri. Cildin çok hassas olduğunu unutmayarak nazik davranmak gerekiyor. Çoğu kişinin sert sabunlar kullanarak ciltlerinin doğal yağlarını yok ettiklerini ve ideal pH derecesini bozdukları biliniyor. Ayrıca fazla yıkamanın cildi kurutup çatlatabileceğini, enfeksiyonlara hatta egzamaya yol açabileceğini ve kırışıklık gibi yaşlılık belirtilerini ortaya çıkarabileceğini belirtiyor.

4) UZUN SÜRE AYNI ÜRÜNÜ KULLANMAK

Cildinizin mevsimden mevsime farklı şeylere ihtiyacı olur. Rouleau'un tavsiyeleri:

Kış: Nemlendirici ürünlere odaklanmalısınız.

İlkbahar: Peeling ile gözeneklerinizi temizleyerek bahar temizliğini cildinizde de yaşayıp kışın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.

Yaz: Amaç, cildinizi güneşten korumak olmalı. Hava nemli olduğu için güneş kremi ve antioksidanlar alırken hafif ürünler tercih etmelisiniz.

5) GÜNEŞ KORUYUCU KULLANMAK

Bronzlaşmanın cildinize yapabileceğiniz en kötü şey olduğu sır değil. "Her bronzlaşma, çok hafif bir kararma bile cilt zararının işaretidir” diye açıklıyor doktorlar ve ekliyorlar: "Ultraviyole ışınlarına devamlı mazur kalma cilt kanserine yol açabilir. Bu yeteri kadar kötü değilse aynı zamanda kırışıklık, sarkıklık gibi cilt yaşlanma belirtilerine de sebep olabilir.”

6) SİGARA İÇMEK

Sigarayı bırakmak için başka sebebiniz yoksa bilin ki cildiniz size minnettar kalacak. Erken yaşlanma ve kırışıklık oluşumu haricinde, sağlığınızı da tehlikeye atıyor. "Sigara içmek cilt kanseri riskini artırıyor ve cilt kanserine erken teşhis konulmazsa yayılması çok kolay” diye uyarıyor

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.