BM İklim Raporu Bize Ne Söylüyor?

Küresel iklim değişikliğinin nedenleri; nüfus artışı, enerji tüketimi, toprak kullanımı, uluslararası ticaret ve ulaşım gibi insan kaynaklı aktivitelerdir. İklim değişikliğinin asıl nedeni küresel ısınmadır. Bunun sebebi ise atmosferdeki “sera gazlarının” artmasıdır. Peki “BM İklim Raporu” ne diyor?

Küresel ısınma ve sonucunda “alışılagelmeyen olaylar” kentlerimizde ve kırlarımızda yaşanıyor. Tüm dünyada maddi ve manevi kayıplar her geçen yıl artıyor.

Günümüzde büyük bir krizle karşı karşıyayız. Küresel ısınma ve sonucunda alışılagelmeyen olaylar kentlerimizde ve kırlarımızda yaşanıyor. Tüm dünyada maddi ve manevi kayıplar her geçen yıl artıyor. Bu “alışılagelmeyen olaylar” kimi zaman bir sel felaketi kimi zaman kuraklık, beklenmeyen yangınlar ve kimi zaman fırtınalar oluyor.

Sadece yoksul veya gelişmekte olan ülkeler değil, iklim değişikliğini engellemeye ve uyum sağlamaya yönelik adımlar atan, bu konuda belki de en çok konuşan gelişmiş ülkeler de benzer sorunları en yoğun şekilde yaşıyorlar. Sorun küresel, dolayısıyla etkileri de küresel oluyor. Peki, bu olayları yaşayacağımız ve alabileceğimiz önlemler önceden bilinmiyor muydu?

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SONUÇLARI

Yapılan analizlere göre, ülkeler ciddi adımlar atmazlarsa 2040 yılına geldiğimizde dünyanın ortalama sıcaklığı 1,5 derece artmış olacak. Şu anda 1,1 derece artışla neler yaşadığımızı görüyoruz. Denizlerimizin asitlenmesiyle balıkçılığın azalması, kuraklık, sel felaketleri, yangınlar, sıcak hava dalgaları, fırtınalar, deniz suyu seviyesinde hızlı artış gibi birçok felaketle karşı karşıya kalabiliriz.

İnsan kaynaklı, doğal olmayan bir küresel ısınma ve sonucunda iklim değişikliğinin yaşanacağı ve afetlerin meydana geleceği yeni bir bilgi değil. Eşi tarafından yanlışlıkla zehirlenerek ölen İrlandalı fizikçi John Tyndall, 1859 yılında karbondioksidin ısıyı absorbe ettiğini ve bu durumun atmosferin yapısında değişiklik yaratarak iklimde değişiklikler oluşabileceğini ortaya çıkardı. Bu buluş, İsveçli kimyacı Svante Arrhenius’un 1896 yılında kömür ve petrolün yanmasının dünyanın ortalama sıcaklığını artıracağına yönelik tespitine ilham vermişti. Yani, fosil yakıtların küresel ısınmaya sebep olacağı ve iklim değişikliğine yol açacağı 160 yıl öncesinde bilim insanları tarafında tespit edilmişti. 1960’larda da ABD’de ve diğer ülkelerde bu konuda bilimsel raporlar yayınlandı; Dünya Meteoroloji Örgütü bu konuyu ilk defa ortak akılla dile getiren yapı oldu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

KARBON SALIMI AZALTILMAZSA YENİ İKLİM KRİZLERİ KAPIDA

Karbon Salımı Azaltılmazsa Yeni İklim Krizleri Kapıda

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.