BİR İNSANI NASIL TANIRIZ?

Bir insanın mânevî seviyesini onun hangi özelliklerine bakarak anlayabiliriz? Bu hususta en önemli ölçü nedir? 

Bir kimsenin temiz gönüllü, ihlâslı ve doğru bir istikâmet sahibi olduğunu anlamak için onun, yaptığı ibâdetlerinden ziyâde o ibâdetleri hangi kalbî seviye ve hâl ile yaptığına bakılmalıdır. Yani bilhassa davranışlarının İslâm ahlâkına uygun ve kazancının helâl olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu meyanda Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, bir kimse methedildiği zaman, metheden şahsa, üç şeyi sormuştu:

“Sen onunla hiç komşuluk, yolculuk veya ticâret yaptın mı?”

Muhatâbı üçünü de yapmadığını söyleyince:

“Öyleyse onu methetmeyin, çünkü siz onu lâyıkıyla tanımıyorsunuz!” buyurdu. Onun için Süfyân-ı Servî -kuddise sirruh-:

“Kişinin dindarlığı, ekmeğinin helâlliği nisbetindedir.” buyurmuştur. Yine bir gün kendisine:

“Efendim! Namazı birinci safta kılmanın fazîletini anlatır mısınız?” dediklerinde de helâl lokmaya dikkat çekmiş ve:

“Kardeşim! Sen ekmeğini nereden kazanıyorsun, ona bak! Kazancın helâl olduktan sonra, hangi safta dilersen namazını orada kıl; bu hususta sana güçlük yoktur.” cevabını vermiştir. Denilebilir ki helâl-haram hassâsiyeti, mü'minin mânevî durumunu teşhiste en hâyatî ölçüdür.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, 40 Soru 40 Cevap, Erkam Yayınları, 2011

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle