"Benden Sonra Tekrar Şirke Dönmenizden Korkmuyorum..." Hadisi

Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.

Efendimiz’in bir hadîsi, Buhârî hadisi:

“…Vallâhi sizin benden sonra tekrar şirke dönmenizden hiç korkum yok. Ben asıl sizin dünyayı elde etmek için birbirinizle kapışıp kavga etmenizden korkuyorum.” (Buhârî, Cenâiz 71, Menâkıb 25, Megâzî 27, Rikâk 7, 53; Müslim, Fezâil, 30)

İşte bugün de aynı. Bütün Müslüman devletler birbiriyle kavga ediyor; bir petrol yüzünden.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Müminin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir.” (Hâkim, IV, 352; Heysemî, I, 87)

Allah'ım bu çok dehşetli bir şey.

Demek ki biz şimdi Gazze’nin derdinde olacağız, Suriye’nin derdinde olacağız, Sudan’ın derdinde olacağız. Bütün Müslüman kardeşlerimizin derdinde olacağız.

Merhamet, bir müminin tabiat-ı asliyyesidir.

Merhamet Nedir?

Sende olanı, onda olmayanı ikram etmendir. Yani onun eksikliğini gönül huzuruyla telafi etmendir.

Maddi meselelerde olduğu gibi bugün manevi meselelerde de daha büyük ihtiyaçlar var. Bugün hidayet bekleyen çok insan var.

Yani zulüm gören Müslüman olduğu gibi, hidayet bekleyen de çok insan var.

Bilhassa bugün imam hatipler, Kur’an kursları ve insan yetiştirme müesseselerine çok rağbet etmek gerekir. Çünkü peygamberlerin en büyük vazifesi insanları hidayete getirmekti.

Onun için sahabeyi Cenab-ı Hak Çin’e gönderiyor, Semerkant’a gönderiyor. Hz. Ömer zamanında Azerbaycan’a gidiliyor. Hz. Osman zamanında Tataristan’a gidiliyor. Afrika’ya giriliyor, Kayrevan’a kadar gidiyorlar.

Nerede insan varsa oraya sefer başlıyor.

Sâdî-i Şîrâzî ne diyor?

“Hak dostları, kimsenin alışveriş yapmadığı dükkânlardan alışveriş yaparlar.”

Kimler bunlar?

Garipler, yalnızlar ve diğer tarafta hidayet bekleyenler. Onları hidayete getirmek...

Yani daimî hizmet hâlinde olmak. Biz matemlerin ne kadar civarındayız?

Sahabe Nasıl Yaşardı?

Hz. Ebû Bekir Efendimiz (r.a.) halife oldu. Yetim kızlar:

“Artık herhâlde bizim hayvanlarımızı Ebû Bekir gelip sağmaz.” dediler.

Fakat Hz. Ebû Bekir Efendimiz yine gidip sağıyordu.

Demek ki kulun niyetine göre Cenab-ı Hak zaman içinde zaman açıyor.

Hz. Ömer (r.a.) kapı kapı dolaşıp mazlumların civarında geziyordu. Acaba bir ses, bir feryat var mı diye araştırıyordu.

Zeynelâbidîn Hazretleri, Efendimiz’in torunu, geceleri kimse görmeden ihtiyaç sahiplerinin kapılarına gidiyordu.

Mus‘ab bin Umeyr (r.a.), İslam’ı tebliğ için Medine’ye gönderildi. O da kapı kapı dolaşıp tebliğ vazifesini yerine getiriyordu.

Her varlık şefkate muhtaçtır.

Kul merhametli ve diğergâm olacak.

Bu güzel duygular vesilesiyle kula Cenab-ı Hakk’ın rahmeti tecelli etsin.

İslam ve İhsan

DÜNYA HAYATININ DEĞERSİZLİĞİ İLE İLGİLİ AYETLER

Dünya Hayatının Değersizliği ile İlgili Ayetler

DÜNYA HAYATI BİR RÜYADAN İBARETTİR

Dünya Hayatı Bir Rüyadan İbarettir

DÜNYA HAYATI İLE İLGİLİ AYETLER

Dünya Hayatı ile İlgili Ayetler

“DÜNYA GEÇİCİ BİR FAYDADAN İBARETTİR” HADİSİ

“Dünya Geçici Bir Faydadan İbarettir” Hadisi

DÜNYA HAYATI İNSANI NASIL ALDATIR?

Dünya Hayatı İnsanı Nasıl Aldatır?

DÜNYA HAYATI İLE İLGİLİ HADİSLER

Dünya Hayatı ile İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle