Bebeğin Diş Bakımı Nasıl Yapılır?

Bebeklerde ağız ve diş bakımı nasıl olmalıdır? Bebeklerde diş macunu kullanılabilir mi? Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu'dan bebeklerde diş bakımı ile ilgili altın tavsiyeler...

Diş ve ağız temizliğine küçük yaşlarda başlanılması çok önemli. Vaktinden önce kaybedilen süt dişleri, sürekli dişlerin sağlığını etkilediği gibi dizilimde de bozukluklara neden oluyor. Çocuklarda 3 yaşından önce diş macunu kullanımı tavsiye edilmiyor. Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu konuyla ilgili görüşlerini aktarıyor.

SÜT DİŞLERİNİN ÖNEMİ

Süt dişleri çocuğun düzgün beslenmesini sağlar. Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korur. Süt dişleri zamanından önce çekildiğinde, gelecek olan dişe ayrılmış yer de ortadan kalkar. Bu da kalıcı dişlerin olması gereken yerden farklı bir yere doğru yönelmesine ya da çıkamayıp gömülü kalmasına neden olur.

SÜT DİŞLERİ ÇÜRÜKLERİNİN TEDAVİSİ

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri; ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve çirkin görüntüye sebep olur. Tedavi edilmeyen diş bozuklukları, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine ortam hazırlar. Bu nedenle süt dişlerinde bulunan çürüklerin “bu dişler geçici zaten yerine yenisi gelecek” şeklinde düşünülerek tedavisi ertelenmemelidir.

BEBEKLERDE AĞIZ BAKIMININ ÖNEMİ

Bebekler ilk 4 ay anne sütü ile beslendikleri için ağız çevrelerinde yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimi sağlanacaktır. Anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda fizyolojik başlıklı biberon kullanılması önerilmektedir. Bebekler bir yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır. Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam etmelidir. Yalancı emzik kullanma, parmak emme gibi alışkanlıklara 2 veya 2.5 yaşına kadar izin verilebilir. Parmak emme alışkanlığı devam ettiği takdirde solunum problemleri ve çene gelişiminde sorunlar meydana gelir.

ÇOCUKLAR NE ZAMAN DİŞ FIRÇASIYLA TANIŞMALI?

Bebeğin ilk dişleri ağızda göründüğü zaman yani 6-8 aylıkken, sabah kahvaltısından sonra ve gece yatmadan önce dişleri temiz bir tülbent veya gazlı bezi ıslatarak silmek gerekir. Diş fırçası kullanımına çocuğun arka dişleri çıktıktan sonra başlanabilir. Okul öncesi çocukların diş fırçalama tekniği öğrenmesinden ziyade diş fırçalama alışkanlığı edinmesi daha önemlidir. Çocuklar genellikle görünen yerleri fırçalarlar. Çürük oluşumunun önlenebilmesi için özellikle ara yüzlerin ve çiğneyici yerlerin fırçalanması gerekir. Bu yüzden çocuklar dişlerini fırçaladıktan sonra anne babaların kontrol etmesi önemlidir.

DİŞ FIRÇASI SEÇİMİ

Çocuklar için esnek, yumuşak, naylon kıllardan yapılmış diş fırçaları tercih edilmelidir. Sert kıllı fırçalar dişleri aşındıracağı için tercih edilmemelidir. Kılları aşınan, eskiyen fırçalar uzun süre beklenmeden değiştirilmelidir.

ÇOCUKLAR DİŞLERİNİ GÜNDE KAÇ KEZ FIRÇALAMALI?

Sabah kahvaltıdan sonra ve gece yatmadan önce fırçalanması yeterli olacaktır. Etkili bir şekilde ve doğru fırçalama tekniği ile yapılması, bunun anne baba tarafından öğretilmesi çok önemlidir. Küçükken kazanılan alışkanlıklar ileriki yaşamlarında önemli bir yere sahip olur.

BEBEKLER NE ZAMAN DİŞ MACUNU KULLANABİLİR?

Doğumdan üç yaşına gelene kadar çocuklarda diş macunu kullanımı önerilmemektedir. 3 yaşından sonra kullanım sağlanabilir. Fakat bunda da belirli hususlara dikkat etmek gerekir. Diş macunu 3-5 cm değil, bir nohut tanesi kadar fırçanın üzerine konulmalıdır. Bu miktar dişlerin fırçalanması için yeterlidir. Düzenli diş fırçalama alışkanlığına edinen çocuklar, ileride sağlıklı dişlere sahip olacaktır.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.