Anne-Baba, Bekâr Kızının Çalışmasını İsteyebilir mi?
"Bekar bir kız olarak babam çalışmamı istiyor. Babamın bu tutumu doğru mu?" Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Bir babanın özellikle de kız evladına çalışması için baskı yapması asla doğru bir şey değil. Çalışmaktan tabii kastımız, dışarıda maişetini temin etmek için bir aylıkla, bir maaşla çalışması yönündeki bir baskıdan bahsediyoruz. Yoksa evin içerisinde de işte hanım kızlarımız, ev hanımları çalışıyorlar; belki dışarıda çalışandan daha fazla çalışıyorlar.
Belki de bu psikolojik de bir ihtiyaç. Yani hani bir hikaye anlatırlar; bir kış günü, 70'li yıllarda kışın ayazında yoğurt satan bir delikanlı iki defa aynı caddeyi turluyor ve "yok mu yoğurt alacak" filan diye böyle bağırıyor. Hocaefendi de hanımına diyor ki: "Getir bakracı, yoğurt alacağız." Hanım da diyor ki: "Bey, yoğurdumuz var, ihtiyacımız yok." Hocaefendi cevap veriyor: "Hanım hanım, senin ihtiyacın yok ama dışarıda yoğurt satan delikanlının belli ki yoğurt satmaya, karşılığında da ücretini almaya ihtiyacı var." Dolayısıyla bazen çalışmak fiziksel olarak bir ihtiyaç olmasa da psikolojik olarak, ruhi bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor.
Eskiden mesela bulaşık makineleri yoktu, çamaşır makineleri yoktu, şu yoktu, bu yoktu. Evlerde su yoktu. Günlük hayatı idame ettirebilmek için şu kadar yol gidip su taşımak gerekiyordu. Efendim, çamaşırları yıkamak için fiziki bir güç sarf etmek gerekiyordu. Bulaşıklar için fiziki bir güç sarf etmek gerekiyordu. Sobayı yakacaksın, külünü atacaksın vesaire. Evler eğer birkaç katlıysa asansör yok; yürüyerek ineceksin, çıkacaksın vesaire. İnsanlar fiziken yoruluyorlardı belki ama bir iş yapmanın gereği olarak da ruhen dinleniyorlardı. Şimdi fiziken yorulmadığımız için ruhen yorulmaya başlıyoruz. Çünkü insan ne kadar kendiyle başa kalırsa o kadar kendini dinlemek durumunda kalıyor ki, o da birçok problemleri beraberinde getiriyor. Dolayısıyla belki babası kızının ruhen dinlenmesi için bir işe girmesini istemiş olabilir. Dolayısıyla hemen babayı da burada haksız bir eylem yaptı diye suçlamamak gerekiyor.
Ama şunu izah etmek gerekiyor: "Baba, üç beş kuruş için belki fiziken değil ama ruhen dinlenmem için benim bir işe gitmemi istiyorsun ama buradaki zehirli ortam beni ruhen daha çok zehirleyecek bir ortamdır" diyerek babaya da durumu izah etmek gerekiyor. Onun yanında da evde boş durmamak gerekiyor. Yani evde boş duran insanı kimse sevmez. Dolayısıyla bu kızımız tahsiline göre, tahsiline ilave birtakım çalışmalar yapsa; ne bileyim işte hafızlık yapmaya niyet etse... Babası da işte kızının kitaplarla meşgul olduğunu, kendine göre işte bir tezhip, bir ebru, bir bilmem ne sanatıdır, hanımlara uygun bir işle meşgul olduğunu görse kalkıp da kızına "sen de işte filan gibi çalış" demez. Ama şimdi kimse de ayranım ekşi demiyor Basri hocam. Yani adam sabahın 7'sinde kalkıp işine giderken bakıyor ki çoluk çocuk saat 12:00'de kalkıyor, 1:00'de kalkıyor, efendim 3:00'te keyif kahvesi içiyor, 5:00'te akşam çayı içiyor, 8:00'de çayı içiyor. Bunu da görünce "yani boşa geçen günler yazık günah" diye düşünmüş olabilir.
Dolayısıyla eğer kardeşimiz bir meşguliyet ile meşgul olacak olursa kimse kalkıp da ona "sen boş duruyorsun, avari duruyorsun" demez. İşte mesela Kur'an eğitimi almış. Mahalledeki iki üç tane çocuğu toplayıp onlara evinin bir odasında Kur'an eğitimi verse; mahalledeki teyzelere "Teyze, sen Kur'an bilmiyorsan ben sana Kur'an öğreteyim" dese, evden sabah çıksa böyle o teyze senin, bu teyze benim onlara birer saat, yarımşar saat Kur'an öğretmek için niyetlense çalışmanın en alasını yapıyor demektir. Ama evde kös kös oturup da günü nasıl boş geçireceğinin planlarını yapıyorsa; işte çarşı pazar orada burada gezmeye gidiyor, orada erkeklerle muhatap oluyor, problem etmiyor da çalışmaya gelince erkeklerle muhatap olmak problem oluyorsa bu da babayı rahatsız ediyor demektir. Dolayısıyla helal bir alternatifi ortaya koymak lazım.
Eğer mesele para değilse en büyük hizmet gönül çalma hizmetidir. İnsanların kimine dokunsanız problemi var. Dertlerini dinleyecek birilerini arıyorlar. Allah için iki kelime nasihat edip Kur'an'a, sünnete, namaza yönlendirebilmek insanlara en büyük hizmettir. Yoksa özellikle de kız çocuklarına ne babaları ne bir başka yakını "git çalış, elin ayağın yerinde, işte merdiven siliyor insanlar 2.000 TL alıyor, ev temizliğine 5.000 liraya gidiyorlar, sen ne eksiğin var ki gitmiyorsun" filan diye böyle bir haşa baskılama yapamaz. Cenab-ı Allah hanımları süs olarak yaratmış. Onlar lütfen keremen ev hizmetlerini yapıyorlarsa dindarlıklarının bir neticesidir, Allah'a karşı takvalarının bir sonucudur. Yoksa mecbur olduklarından dolayı yapmıyorlar, böyle bir baskılamaya da maruz kalamazlar.







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!