Ailede Huzur ve Mutluluk Nasıl Sağlanır?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesi “Ailemde Merhamet ve Huzur Var” başlığıyla yayınlandı.

“Ailemde Merhamet ve Huzur Var” başlığıyla yayınlanan bu haftaki cuma hutbesinde ailenin insan ruhuna huzur, sükûnet ve şifa veren bir nimet; kadının erkeğe, erkeğin kadına emanet edildiği bir yuva olduğu vurgulandı. Aile kurmak kadar aile olmanın da önemli olduğu, ailenin huzuru ve mutluluğu için Peygamberimizin (s.a.s.) “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olandır. İçinizde ailesine karşı en hayırlı olan da benim” tavsiyesine uyulması gerektiği bildirildi.

İşte 11.06.2021 tarihli cuma hutbesi.

AİLEDE HUZUR VE MUTLULUK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİR?

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının delillerindendir. Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rûm, 30/21.)

Okuduğum hadis-i şerifte ise Rahmet Elçisi (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Merhamet edene Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 58.)

Aziz Müminler!

Yüce Allah, varlıkların en kıymetlisi olan insanoğlunu dünya hayatında yalnız bırakmamış, ona aile olmayı lütfetmiştir. Aile, insanoğlunun ruhuna huzur, sükûnet ve şifa veren bir nimettir. Yüce Rabbimizin rahmeti ile korunan; sevgi, şefkat ve merhametle güzelleşen bir kurumdur. Kadının erkeğe, erkeğin kadına hâsılı bütün aile fertlerinin birbirine emanet edildiği sıcak bir yuvadır. Aile, toplumun çekirdeği ve özüdür. Bunun içindir ki aile kurmak, aynı zamanda bir toplum inşa etmektir.

Kıymetli Müminler!

Aile kurmak kadar aile olmak da önemlidir. Aile olmak, aynı duygu ve düşünce dünyasında buluşmaktır. Allah’ın rızası doğrultusunda bir ömrü paylaşmaktır. Sadece bu dünyada değil ahirette de bir arada olacağı bilinciyle yaşamaktır.

Aile olmak, aileyi ayakta tutan değerlere sımsıkı sarılmaktır. Aileyi ayakta tutan değerlerin başında ise merhamet gelmektedir. Rabbimizin “Rahmân” isminin tecellisi olan merhamet; yaratılanı, Yaratandan dolayı sevmektir. Merhamet, hiçbir canı incitmemek ve hiç kimseden incinmemektir. Merhamet; paylaşmaktır, affetmektir ve hoş görmektir. Merhamet, yufka yürekli olmak, sevgi diliyle konuşmaktır.

Değerli Müminler!

Günümüzde yüreklerimizi ve vicdanlarımızı merhametle eğitmeye ne kadar da muhtacız. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) şu tavsiyesine kulak vermeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olandır. İçinizde ailesine karşı en hayırlı olan da benim.” (Tirmizî, Menâkıb, 63.)

O halde Allah’ın emri Peygamberimizin sünneti üzere kurduğumuz yuvalarımızı huzurla buluşturmak, aile olmak ve aile kalmak için gayret gösterelim. Sevgiyle mayalanan aile ocağımızda gönül dilini, nezaketi ve adaleti hâkim kılalım. Ailemizin her bir ferdinin, özellikle çocuklarımızın ve yaşlılarımızın merhamet pınarından kana kana içmesine vesile olalım. Hanemiz, merhamet rehberimiz Allah Resûlü’nün aile saadetinden izler taşısın. Hep birlikte, aileden başlayıp topluma yayılan merhamet medeniyetini yeniden inşa edelim.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

AİLE NEDİR?

Aile Nedir?

NEDEN AİLE KURARIZ?

Neden Aile Kurarız?

EN HUZURLU AİLE YUVASI

En Huzurlu Aile Yuvası

ÖRNEK AİLE YUVASI

Örnek Aile Yuvası

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.