Yüzakı Dergisinin Temmuz 2026 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 257. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Temmuz 2026 sayısı “Hakk’ın Yardımı KULLUĞUMUZ NİSBETİNDE” kapağıyla yayınlandı.

“Hakk’ın Yardımı KULLUĞUMUZ NİSBETİNDE” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 257. sayısı; kulluğun imtihanı, ilâhî yardımın şartları, kalb-i selîm, hizmet şuuru ve 15 Temmuz’un mânevî muhasebesi farklı yönleriyle değerlendiriliyor.

HAKK’IN YARDIMINA NASIL NÂİL OLUNUR?

Güzel bir azim ve şevk cümlesi var:

“Kimse kolay olacağını söylemedi...”

Dünya bir imtihan yurdu. Hedef, cehennemden kurtulmak. Gaye, cennete nâil olmak.

Böylesine büyük bir hedef bile bu imtihanın çok da kolay olmayacağını söylüyor. Bu imtihanın zorlaştırıcıları; hem içimizde, hem dışımızda...

  • Ferdî sahada; içte nefis, dışta şeytan...
  • İçtimâî sahada, şeytanın avenesi de var:

İçte gaflet ve hıyânetler var. Tefrika var.

Dışta İslâm düşmanları var. Milletler ve medeniyetler arası rekabet var. Tâ mâzîde, Tapınak Şövalyeleri, masonlar, siyonistler, dış güçler, kriptolar, dönmeler, hâinler...

Kulluk imtihanı yanında, istiklâl mücadelesi de böyle. Millî dâvâlar, ekonomik istikrar ve bağımsızlık da böyle...

Yıllar önce; «Hem Zor Hem Kolay» diye bir başlığımız vardı. Kimse kolay olacağını söylemedi, ama büyük bir kolaylık ümidi var:

Hakk’ın yardımı...

  • Nice az toplulukları, kalabalıklara galip getiren, Hakk’ın yardımı...
  • Şerleri hayra dönüştüren, Hakk’ın yardımı...
  • Plânları bozan, tuzakları tersine çeviren, kalplere korku salan, Hakk’ın yardımı...
  • Her zorluğa iki kolaylık va‘deden Hakk’ın yardımı...

Lâkin Hakk’ın yardımının da bir şartı var:

İmtihanın gereklerini yapmak. Bu imtihan, kulluk imtihanı...

Hakk’ın Yardımı

KULLUĞUMUZ NİSBETİNDE

Bunun da alt yapısı, geçtiğimiz sayılarımızdaki gündemlerimiz:

Sath-ı vatanda eğitim... Fedâkârlık, ömrün baharı olan gençliğe sahip çıkmamız...

Hâsılı;

İnanmak, çalışmak... Îman ve sâlih amel...

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; hadîs-i şeriflerde anlatılan kıssalarla da örneklendirerek, Hazret-i Âdem’den itibaren ilâhî yardıma nâil olabilmenin kulluk nisbetini kaleme aldı.

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi; «Kalb-i Selîm ve İtmi’nâna Nâil Olabilmek» başlıklı makalelerinde, kalb-i selîmin şartlarını, incitmemek, incinmemek ve âhireti tercih etmek husûsiyetlerini bilhassa evlâtların eğitiminde ukbâyı unutmamayı tebârüz ettirerek kaleme aldı.

Kıssalarda ise; vefâtının sene-i devriyesinde olduğumuz Hâce Musa Efendi’nin güzîde nasihatleriyle, «Hizmette Edep» mevzuu yer aldı. Hizmet, Hakk’ın yardımının en mühim şartı...

Bu dosya mevzumuzu seçmemizin sebebi elbette, 15 Temmuz’un da 10’uncu senesinde oluşumuz.

Yazarlarımız; doğrudan 15 Temmuz değerlendirmeleri yanında, milletler arası plânlara ve gençliğin îmânına yöneltilen bilim ve felsefe tuzaklarına temas ettiler.

Hakk’ın yardımı, mevzuya kader plânından ve mâneviyat açısından da bakmayı gerektiriyor. Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Hocamız, kader inancına atılan iftiraları ve cevaplarını kaleme aldı.

Îkaz edici ve şevklendirici şiirler, ibret veren hâtıralar, tarihî kıssa ve nüktelerle mecmûamız; kolay olacağı söylenmeyen bu imtihan dünyasında, zorlukların üstesinden gelebilmeye yardımcı ilham ve mesajlarla huzurlarınızda...

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

Kaynak: Yüzakı dergisi, Sayı: 257

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.