Yüzakı Dergisinin Mart 2026 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 253. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Mart 2026 sayısı “Bayramlar: Müşterek Sevinç Günleri” kapağıyla yayınlandı.

“Bayramlar: Müşterek Sevinç Günleri” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 253. sayısı; iki cihan saadetinin anahtarı olan 'müşterek sevinç' kavramını merkezine alırken, sahabe örnekliği ve kıymetli kalemlerin rehberliğinde bayramı bir 'yüz akı' olarak idrak etmeye davet ediyor.

BAYRAMLAR: MÜŞTEREK SEVİNÇ GÜNLERİ

Gaye: İki cihanda saâdet...

İnsanın en mühim ihtiyacı mutluluk, yani sevinmek. Ağız tadı, gönül ferahlığı... Tebessüm ve ferahlamak... Hepimiz sevinmeye muhtacız. Sevinmek bir ihtiyaç... Herkes birbirine muhtaç.

Sevinmenin türleri var:

  • İmkânlı Kardeş, Mahrum Kardeşi Sevindirmekle Sevinir...
  • Sevindirilen Mahrum Kardeş de Duâlarla Mukabelede Bulunur...

Asıl mutluluk, gerçek sürur ve saâdet âhirette. Dünyada o sevince en yakın şey: Bayram...

BAYRAMLAR: MÜŞTEREK SEVİNÇ GÜNLERİ

Bu çeşitlilik içinde müşterek bir bayram yaşamak gerek... Vicdanlı insanlar, kalpleri katılaşmamış insanlar; civarlarında hıçkırık sesleri varken, gülemezler, eğlenemezler. Hemen imdâda koşarlar. Hep beraber sevinirler.

Zaten; sevinmek her zaman maddî şeylerle değildir: Hatırının sorulduğuna sevinmek. Duâ almaya sevinmek, hidâyete vesile olmaya sevinmek...

Hazret-i Ali’ninki gibi, «yardım istemek için seçildiğine sevinmek...»

Sevinçler böyle müşterek olunca, mânevî olunca; her nimetin ikrâm edicisi olan Allah Teâlâ, bu kullarını cennetle sevindirir, Cemâliyle sevindirir.

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; müşterek bir sevinci destekleyen âmilleri ve sabote eden mânîleri bir bir saydı. Bilhassa sahâbenin örnekliğinde...

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi, «Ebedî Fecre» köşesinde; «Bayramların Hakikî Veçhesi» başlığı altında, Kadir Gecesi heyecanını ve gerçek bayram ihyâsını kaleme aldı.

Kıssalar köşesinde ise, kapak dosyamız «Mü’minin Sevinci», güzîde örneklerle, derinlemesine dile getirilmekte.

Mutluluğun menfîsi de olur mu?

Elbette!

Gaddarca, vicdansızca, mütecâvizâne bir sûrette keyif çatmak, beyhûde bir şekilde kör nefsi tatmin etme uğraşlarında en uç, en korkunç bağımlılıklara düşmek... Geçtiğimiz aylarda ülkemizde başlayan uyuşturucu ve sefâhet dâvâlarından sonra, dünya çapında bir Epstein kanalizasyonu patladı. Dosyamızda bu insanlık fecaatinin sebep ve neticelerine temas var.

Prof. Dr. Mustafa CANLI, hadislerde «nimet»i, kavram çeşitliliğiyle ele aldı.

Ramazan gündemi de taze ve canlı: Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM, zekât verilecek mallar üzerinde tefekkür ettirirken, Nurten Selma ÇEVİKOĞLU, «Îtikâf» ibâdetine has bir yazı kaleme aldı.

Sağlıklı bir vicdan, düşmana dahî aktif olur, çalışmam demez! Çanakkale de dosyamızda unutulmadı. Batan bir düşman denizaltı mürettebâtının açıklamaları, dönemin gazetesinden aktarılmakta...

Kıymetli Okuyucularımız;

22’nci senemizde, yeni abone kampanyamızla sizleri selâmlıyoruz. Yine harika, dopdolu, göz nûru bir eser... Dergimizin ve bu kıymetli eserin, nice gönüllere ulaşmasına vesile olmakla sevinmek...

İşte Yüzakı okuyucusuna yaraşır bir sevinç daha!..

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

Kaynak: Yüzakı dergisi, Sayı: 253

İslam ve İhsan

OSMAN NÛRİ TOPBAŞ HOCAEFENDİ’DEN YÜZAKI HAKKINDA DEĞERLİ GÖRÜŞLER

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’den Yüzakı Hakkında Değerli Görüşler

İSLÂMÎ NEŞRİYATIN SEÇİMİNDE ÖNCELİK: DERGİ VE MECMÛA

İslâmî Neşriyatın Seçiminde Öncelik: Dergi ve Mecmûa

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.