İslâmî Neşriyatın Seçiminde Öncelik: Dergi ve Mecmûa

Yoğun hayat temposunda İslâmî dergi ve mecmûaları doğru seçmek, ruhî gelişim ve hakikatlerle buluşmak için rehberiniz olsun.

İslâmî neşriyat bugün hayli zenginleşti. Kitaplardan dergilere kadar geniş bir yayın dünyası içinde okuyucu zaman zaman ‘Neyi takip etmeli, hangilerini öncelemeli?’ diye düşünebiliyor. Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, bu önemli soruya ışık tutuyor.

RUHUMUZU BESLEYEN YAYINLAR: HANGİ ESERLERİ ÖNCELEMELİ?

–Her derginin fonksiyonu ayrıdır. Her dergi kendisine göre, üslûbuna göre kitlelere hitâb eder.

Biz; Kur’ân ve Sünnet muhtevâsında olmak şartıyla, neşredilen bütün mecmûaları takdir ederiz. «Allah hepsinden râzı olsun, hepsine hayırlı hizmet ömürleri versin!» diye duâ ederiz. Doğru tavır budur.

Buna göre; «Acaba hangisini okusak, hangisini okumasak!» diye bir değerlendirme yersizdir. Çünkü bunun ardından yanlış kıyaslar devreye girer, bu da fitneye sebep olur Allah korusun.

İslâmî şuur ile başkalarını uyardığımız mevzuları kendimiz hakkında da tenbihkâr olup unutmamalı ki:

Îman kardeşleri arasında en kötü şey fitnedir. Çünkü âyetlerde; “Fitne, (kötülük itibarıyla) adam öldürmekten daha şiddetli (bir günah), daha büyük (bir suçtur)!” (el-Bakara, 191, 217) buyurulmuştur.

Bilmeli ki; her mecmûayı neşreden topluluk, kendi istîdâdına göre çıkarır. Kitap ve Sünnet muhtevâsında olduğu için, biz hepsini takdir eder, hepsine duâ ederiz. Birbirinden ayrı tutmayız. Bu çerçevede; Ruhlarımıza ferahlık veren ve şahsiyetli bir neslin yetişme zemini olan Yüzakı Mecmûamız da bizimdir; kezâ yıllardır takdire şâyan hizmetleri ve gayretleri olan Altınoluk Mecmûamız da bizimdir. İkisi de, İslâmî hakikatlerin şahitliğini yapıyorlar, gönül dünyalarımıza ikramlarda bulunuyorlar.

İkisi de, bir bütünün parçaları. İkisi de ayrı ayrı lüzumlu, ikisi de ayrı ayrı ihtiyaç. Vücudumuzun nasıl muhtelif vitaminlere ihtiyacı varsa, ruhumuzun ve kalbimizin de ihtiyaçları çeşit çeşit.

Yani Yüzakı’mız elzem bir vitamindir. Altınoluk’umuz da elzem bir diğer vitamindir. İkisi de, ayrı ayrı ihtiyaç. Biri olmasa olur mu, diyemeyiz.

Ölçümüz şu âyet-i kerîmeler olmalı: “Ey insanlar! Doğrusu Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, en müttakî (en çok takvâ sahibi) olanınızdır. Şüphesiz Allah; bilendir, her şeyden haberdardır.” (el-Hucurât, 13)

“Gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin farklı farklı olması, O’nun varlığının delillerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır.” (er-Rûm, 22)

“...Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiği husûsiyetlerde sizi denemek için (böyle farklı farklı yaptı). Öyleyse hayırlı işlerde birbirinizle yarışın!..” (el-Mâide, 48)

Bunun için; rûhumuzun; yüce hakikatleri, sır ve hikmetleri ve sohbetleri okumaya ihtiyacı var. Tarih şuuruna ihtiyacı var. Gönülleri aşk ile yoğuran müessir na‘t-ı şerifleri okumaya ve dinlemeye ihtiyacı var. Kezâ yorulan dimağların hikmetli sözlerle, kıssalarla, nüktelerle ve şiirlerle dinlendirilmeye ihtiyacı var. Evlerimizde ailelerimizin, çocuklarımızın gönül dünyasına açılan böyle pencereler mutlaka olmalı.

Elbette siz herkese ulaşıp da söyleyemezsiniz, fakat masanızda duran mecmûa en güzel şekilde konuşur. Siz belki gerektiği gibi anlatamazsınız; fakat hediye edeceğiniz Yüzakı bir kitap, en güzel şekilde anlatır. Siz de vesile olmanın sevâbına -biiznillâh- nâil olursunuz.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık

İslam ve İhsan

İSLÂMÎ NEŞRİYAT NEDEN GEREKLİ?

İslâmî Neşriyat Neden Gerekli?

OSMAN NÛRİ TOPBAŞ HOCAEFENDİ’DEN YÜZAKI HAKKINDA DEĞERLİ GÖRÜŞLER

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’den Yüzakı Hakkında Değerli Görüşler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle