Yüzakı Dergisinin Mart 2020 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 181. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Mart 2020 sayısı “Çiğnetmedi Namusunu Çiğnetmeyecek” kapağıyla yayınlandı.

Şu dünyada en mukaddes varlığımız, annelerimiz.

Sadece bizi dünyaya getirmeleri dahî yeter. Ancak; onlar bununla kalmaz, en ulvî fedâkârlıkları yaparlar evlâtları için, en samimî duâları ederler. Görünmez kahraman tabiri, en ziyade annelere yakışır. Yiğit beylerinin de, aslan evlâtlarının da arkasındaki görünmez kahraman. Bu görünmezlik, bir kusur değil, bilâkis bir tercihtir anneler için. Hiçlik ve tevâzu terbiyesinin, iffet ve hayâ ahlâkının; «Allah bilsin bana yeter!» ihlâsının yansıması ve teminatı olan bir görünmezlik.

Kadının en ulvî hâli olan anneliğe bugün hor bakılmakta.

Hem fıtrî bir realite, hem millî bir hakikat, hem dînî bir kıymet olan «annelik»; duyguları ve vazifeleriyle, ehl-i dünyanın istediği kadın profilinin ayağına dolanıyor çünkü. Kadınların, erkeklerle eşitlenmesi değil, erkeklerin yaptığı her şeyi yapmaya mecbur kılınmasına doğru gidiyor iş. Psikolojik ve hukukî her yolla bu aşılanmaya çalışılıyor.

Buna bir; «Dur!» demenin yolu, anneliğin gerçek mevkiini hatırlamaktan ve hatırlatmaktan geçiyor.

Ömürlük Teşekküre Lâyık Analar...

Onların hiç de pasif ve âtıl olmadığını hatırlayalım mı:

  • Örtüyü evlâdına değil, vatanı kurtaracak mermilere seren anneler...
  • Çanakkale’ye şehâdete gönderdiği evlâdını kınalayan anneler...
  • Zafer ninnileriyle uyutan ve abdestle emziren anneler...
  • Bütün servetini hayrâta sarf eden vâlideler...

Çanakkale rûhu gibi müdafaa etmemiz gerek aileyi. Âsım’ın nesli gibi... Çiğnetmeme azmi ve heyecanıyla...

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; başyazıda Âsım’ın nesli tabirini, Recî Vak‘asının şanlı şehîdi Hazret-i Âsım ile temellendirerek Osmanlı’yı yücelten ve Çanakkale’de yedi düvele meydan okuyan metafizik zaferin eğitim sırlarını serdetti ve bir de şiirle nazmen ifade etti.

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi; Yüzakı Mecmûamızın Temsilciler Toplantısını teşrif ettiler, eğitim ve neşriyat üzerine de bir mülâkat lutfettiler. Makalelerinde ise «Sâliha Anne» olmanın ehemmiyet ve kıymetini, güzîde misallerle kaleme aldılar.

Muharrirlerimiz; aile yapımızın karşı karşıya bulunduğu problemleri, feminizmin batıdaki karnesini, mâzîden istikbâle taşımamız gereken güzel aile hasletlerini ifade ettiler. Nesil endişesini; yaşanmış örnekler, pişmanlıklar ve tecrübelerle dile getirdiler.

Üç ayların mübârek iklimine girdiğimiz günlerde; mîrâcı, helâle riâyeti, duânın ehemmiyeti yani mâneviyâtımızın temellerini, Kur’ân ve Sünnet çizgisinde hatırlattılar.

Vâlidelerin hâtırasına sahip çıkmanın bir veçhesi de, onların göz nûru vakıflarını korumak... Tarihî şahsiyetlerin düşündürücü nükte ve hâtıraları da, meselelerin köklerine bizi çağırıyor.

Korona virüsü hakkında uzman tavsiyeleri, evrim fikriyâtına ve feminizm çağrılarına cevaplar...

Kaynayan dünya siyasetinde, Mehmetçiklerimiz de dün olduğu gibi, ülkemizin hak ve hukukunu, mazlumların haysiyetini çiğnetmemek için fedâkârlık nöbetindeler. Annelerin yine gönülleri ciğerpârelerinde, dilleri duâda ve gözleri ukbâ zaferlerinde...

Böyle anneler var oldukça Rabbimiz çiğnetmeyecek bu ümmeti ve bu milleti...

Biiznillâh!..

Detaylı bilgi için yuzaki.com’u ziyaret edebilirsiniz.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.