Yüzakı Dergisinin Ağustos 2020 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 186. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Ağustos 2020 sayısı “Ecdâdın İzinden Gerçek Mîras İnsan Mîrâsı” kapağıyla yayınlandı.

“Ecdâdın İzinden Gerçek Mîras İnsan Mîrâsı” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 186. sayısı şu şekilde takdim edildi.

86 YILLIK HASRET BİTTİ

Milletçe bayramların idrâki içindeyiz.

Hakk’a şükrümüzün, O’na yaklaşmamızın ve kardeşliğimizin temsili olan Kurban bayramı...

Ayasofya’nın secdelere kavuşma bayramı...

Kurban bayramı, binlerce sene evvelinden Hazret-i İbrahim ve İsmail’in hâtıralarını bugüne taşıyor. Eğer onların dâvâsını, akîdesini, duygularını ve gayelerini paylaşan bir nesil olmasa, kurban kalır mıydı, hac kalır mıydı? Bayram edecek bir sevinç, bayram edecek bir fert kalır mıydı?

86 yıllık hasretten sonra; Ayasofya tekrar mâbed olabildiyse, onun açılışına şevkle koşan yüz binler var olduğu için. Daha düne kadar, bu adımı bir türlü attıramayan siyâsî gerçekleri, ayaklarının altına alan bir insan mîrâsı var olduğu için.

Ayasofya yüce hikmet demekmiş. Konstantin mîrâsı mı Fatih mîrâsı mı Ayasofya’yı bugün elinde tutuyor? Kimin mîrâsı bugüne ulaştı ve mührü eline alabildiyse o...

Sosyal medyada gördünüz: Bizi mest eden bu karar, bazı başkalaşmış evlâtlarımızda sevindirici bir mâkes bulmuyor. Üzülüyoruz fakat çare üzülmek değil.

Bütün hüzünlerin ve sevinçlerin arasında bu tefekküre pencere aralamalıyız. Ayasofya, secde edenler hâlâ var olduğu için bugün mâbed. Aksi takdirde, cemaatsiz bir caminin müzeden nedir farkı?

Maddî îmârı da, fizîkî fetihleri de hârikulâde gerçekleştiren ve bize muhteşem eserler mîras bırakan ecdâdımız, gerçek mîras olan, «İnsan Mîrâsı»nı da bıraktılar.

Korona bize, tedbir nedir iyice öğretti.

Mîras bırakmak nedir? Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım Hocamız anlattı. Evlâtların geleceği için bir tedbir. İşte gerçek tedbir nesil yetiştirmek.

İNSAN MÎRÂSI

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali Eşmeli; «İnsan Mîrâsı»nın en güzel örneklerinin Hazret-i İsmail, Hazret-i Yûsuf ve onların yetiştirilmesindeki esaslar olduğunu beyan etti.

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi; «İslâm’da Nesillerin Yetiştirilmesi» başlıklı makalelerinde, evlât yetiştirme hususundaki mes’ûliyetimizin Hazret-i İbrahim’den Peygamber Efendimiz’e, İmam Gazâlî’den Yûsuf Has Hâcib’e örnek ve tezâhürlerini kaleme aldı. Geç kalan pişmanlığın fayda vermeyeceğini hatırlattı.

Sır ve Hikmet İncileri köşesinde ise, «Aldanış Dünyasında Aldanmamak İçin» ipuçları var. Sâlih ve sâdıkların rehberliği, nefse muhalefet ve âhireti unutmamak... Aldatma memuru şeytan ve aldanış memuru nefis, aldatıcı dünya dekoru karşısında çare bunlar.

Dolu dolu yazılar sizleri bekliyor:

Necip Fazıllar, Serdengeçtiler, Ayasofya’nın açılacağını nasıl bildiler?

«İnternet ve sosyal medya, hukuka uymalı!» denilince, birileri telâşlandı. Sosyal medya, beynimizi nasıl kandırıyor?

Tedbir ve tevekkül dengesinde, ruh sağlığımız, faaliyetlerimiz.

Hareketli bir hayatın sıhhatimize faydaları... Sadece ömürlük bir hâdisede Ayasofya’ya yürümek değil beş vakit yürümek!.. Sıhhat için mühim bir tedbir.

Elhamdülillâh gönlümüzde Kızıl Elma hâlâ canlı. Ayasofya açılır açılmaz, herkesin diline ve gönlüne Kudüs ve Endülüs için duâlar düştü.

Nice kutlu yürüyüşlere!..

Ayrıntılı bilgi yuzaki.com’da.

AYASOFYA TARİHİ

Ayasofya Tarihi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.