Yeni Zelanda’daki Terör Saldırısının Büyümesini Önleyen Müslüman

Yeni Zelanda’daki terör saldırısının büyümesini önleyen Afgan göçmen Abdül Aziz o anları anlattı.

Yeni Zelanda’da Linwood Camisi’ndeki terör saldırı sırasında teröriste silahsız karşı koyan ve onu camiden uzaklaştırarak onlarca kişinin hayatını, Afgan göçmen Abdül Aziz kurtardı. Aziz, 11 ve 5 yaşlarındaki iki oğlunun arkasından “Baba geri gel!” diye bağırdıklarını duydu. Terörist silahını alıp yeniden ateş açmaya başladı. Bu kez Aziz’i hedef alıyordu. Aziz araçların arasında dolaşarak kurşunlardan kaçtı. Terörist ve Aziz arasında adeta “kedi-fare oyunu” başladı.

‘SADECE ÇOCUKLARIMIN DEĞİL CAMİDEKİ HERKESİN HAYATI İÇİN ENDİŞE ETTİM’

Yeni Zelanda’da Linwood Camisi’ndeki terör saldırı sırasında teröriste silahsız karşı koyan ve onu camiden uzaklaştırarak onlarca kişinin hayatını kurtaran Afgan göçmen Abdül Aziz o anları anlattı.

Yeni Zelanda’da Linwood Camisi’ndeki terör saldırı sırasında camiden dışarı çıkıp terörist Brenton Tarrant’a silahsız karşı koyan ve onun namaz kılınan bölüme girmesini engelleyerek daha fazla can kaybı yaşanmasını engelleyen Afgan göçmen Abdül Aziz, o an yaşadıklarını anlattı.

Çocukken Afganistan’dan Avusturalya’ya göç eden ve 25 yıldan uzun süre bu ülkede yaşadıktan sonra birkaç yıl önce Yeni Zelanda’ya yerleşen 48 yaşındaki Aziz, Christchurch kentindeki terör saldırısı nedeniyle çok üzgün olduğunu ve birkaç gündür hiç uyku uyuyamadığını söyledi.

Aziz, terör saldırısına şahit olan çocuklarının kendisine teröristin arkasından gitmemesi çağrısında bulunduklarını anlatarak, şöyle devam etti:

“Her insanın hayatı benim ve çocuklarımın hayatı kadar kıymetli. Sadece çocuklarımın hayatı için değil oradaki herkesin hayatı için endişe ettim. O an amacım onları korumaktı. Bana kahraman diyorlar ama ben kendimi kahraman olarak görmüyorum çünkü kim olsa o an aynı şeyi yapardı.”

Yaşadıklarını unutamadığını ve olaydan çok etkilendiğini dile getiren Aziz, “Gözlerimi her kapattığımda camide ölen insanları görüyorum. Bu çok zor bir şey.” ifadesini kullandı.

Aziz, cesareti için kendisini tebrik ederek kart ve hediye gönderen, güzel dileklerde bulunan herkese teşekkürlerini iletti.

Linwood Camisi İmamı Latif Alabi de Aziz’in kahramanca hareket ettiğini belirterek, “Bu kardeşimiz (Abdül Aziz) çıktı, teröriste karşı koydu, onu alt etmeyi başardı. Bu sayede kurtulduk. Eğer içeri girseydi hepimiz ölürdük.” diye konuştu.

CESARETİYLE TERÖR SALDIRISININ BÜYÜMESİNİ ÖNLEDİ

Terörist Tarrant’a kahramanca karşı koyan Aziz, silah seslerini duyduktan sonra dışarı çıkarak eline geçirdiği pos cihazını teröriste fırlattı. Daha sonra terörist yeni bir silah almak üzere arabasına yöneldiğinde ise Aziz teröristin peşinden gitti.

Terörist silahını alıp yeniden ateş açmaya başlayınca bu kez Aziz’i hedef aldı ve Aziz araçların arasında dolaşarak kurşunlardan kaçtı.

Aziz, arabaların arasında dolaşırken yerde teröristin bıraktığı bir tabancayı bulduktan sonra hemen aldı ve tetiğe bastı fakat silah boştu. Terörist yeni bir silah almak için otomobiline döndüğünde silahı ona fırlattı. Otomobilin camına çarpan silah camı parçaladı. Cam parçalanınca paniğe kapılan terörist, arabasına binerek olay yerinden uzaklaştı. Aziz, köşedeki ışıklara kadar aracı takip etti. Terörist burada U dönüşü yaparak uzaklaştı.

Kaynak: AA

YENİ ZELANDA’DA CUMA NAMAZINDA MÜSLÜMANLARA TERÖR SALDIRISI

Yeni Zelanda’da Cuma Namazında Müslümanlara Terör Saldırısı

YENİ ZELANDA’DAKİ TERÖR SALDIRISINDA OSMANLI AYRINTISI

Yeni Zelanda’daki Terör Saldırısında Osmanlı Ayrıntısı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.