Yasin Suresinin 65. Ayeti Ne Anlatıyor?
Ağızların mühürlendiği o dehşetli an: İnsanın kendi uzuvlarıyla yüzleşeceği hesap gününü haber veren Yâsîn Suresi 65. ayetin Arapçası, meali ve tefsiri yazımızda.
Yasin Suresi 65. âyette şöyle buyrulur:
Yasin Suresi 65. Ayet Arapça:
اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Yasin Suresi 65. Ayet Meali:
O gün onların ağızlarını mühürleriz; yapmış olduklarını elleri bize anlatır, ayakları da tanıklık eder. (Yâsîn, 36/65)
O GÜN, ELLER VE AYAKLAR KONUŞACAK
Bilgi:
Suçlu bir kimse, işlediği suçtan dolayı çok büyük bir cezaya çarptırılacağını anlayınca yalan söyleyebilir ve suçunu inkâr edebilir. Bütün suç ve günahların dökülüp saçılacağı o büyük mahkeme gününde de günahkârlar, her şeyi bilen Allah’ın karşısında yalan söyleme cüretini gösterebilirler. Bundan dolayı Allah -celle celâlühû-, inkârcıların ve günahkârların ağızlarını kapatacak, yalan söylemesi mümkün olmayan ellerini ve ayaklarını konuşturacaktır.
Mesaj:
Hiçbir suçun gizli kalmayacağı kıyamet gününde Allah’ın huzuruna yüz akıyla çıkabilmek için davranışlarımıza dikkat etmeliyiz.
Kelime Dağarcığı:
Mahkeme-i Kübrâ: Büyük mahkeme, ahirette herkesin Allah’ın huzurunda hesap vereceği zaman ve mekân.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Yasin Suresi 65. Ayet Tefsiri:
- O gün onların ağızlarını mühürleriz de, işlemiş oldukları günahları bize elleri söyler, ayakları da buna şâhitlik eder.
Cenâb-ı Hakk’ın mahşer yerindeki bu şiddetli tehdidi karşısında münkirler, bir mazeret uydurup kendilerini savunmaya çalışacakları sırada, ağızları mühürlenecek, azaları konuşmaya başlayacaktır. Burada kişinin neler yaptığını ellerinin konuşacağı, ayaklarının da buna şâhitlik yapacağı haber veriliyor. Fussilet sûresinde ise bu hususta şöyle buyrulur:
“Nihâyet ateşin karşısına geldiklerinde kendi kulakları, gözleri ve derileri, vaktiyle işledikleri bütün kötülükleri söyleyip onların aleyhinde şâhitlik edecekler. Derilerine öfke ve hayretle: «Niçin aleyhimizde şâhitlik ediyorsunuz?» diye çıkışacaklar. Derileri ise: «Ne yapalım; her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. Sizi başlangıçta yaratan O idi; yine O’na dönüyorsunuz» diye cevap verecekler. Oysa siz, vaktiyle günahlara dalarken kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin bir gün aleyhinizde şâhitlik yapacağından çekinmiyordunuz. Üstelik yaptıklarınızın çoğunu Allah’ın bilmediğini sanıyordunuz. (Fussılet 41/20-22)
Enes b. Malik (r.a.) şöyle anlatır:
Resûlullah (s.a.s.)’in huzurunda idik, tebessüm buyurdu. Sonra: “Niçin güldüğümü biliyor musunuz?” diye sordu. Biz: “Allah ve Rasûlü daha iyi bilir” dedik. Şöyle buyurdu:
“ Kulun Rabbine hitabından dolayı tebessüm ettim. O: «Ey Rabbim! Sen beni zulümden alıkoymadın mı?» der. Yüce Rab: «Evet» buyurur. Bu sefer kul: «Ben kendime karşı ancak kendimden olan şahidi kabul ederim» der. Bunun üzerine yüce Allah: «Bugün sana karşı şâhit olarak kendin yetersin. Şâhitler olarak da kirâmen katibîn melekleri yeter» buyurur.”
Efendimiz devamla buyurdu ki: “Allah o kişinin ağzına mühür vurur ve bu sefer azalarına konuş denilir. Azaları yaptıkları işleri söyler. Sonra onu konuşmak üzere serbest bırakır. Kul der ki: «Benden uzak olun, benden uzak olun. Ben sizin için mücadele edip duruyordum.»” (Müslim, Zühd 17)
Bir diğer rivayete göre, sonra Allah ona: “Şimdi biz sana karşı şahidimizi göndereceğiz” buyurur. O kendi kendisine benim aleyhime kim şâhitlik edecek diye düşünürken, ağzına mühür vurulur ve baldırına, etine, kemiklerine konuşmaları emredilir. Baldırı, eti, kemikleri yaptıklarını söylerler. Bunun böyle olmasının sebebi ise kendi nefsinden şâhitler dolayısıyla ileri sürebileceği bir mazeretinin bırakılmamasıdır…” (Müslim, Zühd 16)
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!