Yahudilik ve Siyonizm Tarihi

Abit Yaşaroğlu’nun Yahudilik Ve Siyonizm Tarihi adlı kitabı Pınar Yayınları’ndan çıktı.

Gün geçmiyor ki, Filistin topraklarından, Gazze’den, Batı Şeria’dan çeşitli şiddet, ölüm ve yaralanma haberleri gelmemiş olsun. Yaklaşık yüz yıldır Filistin’de ne olup bitiyor? Yahudilerle Müslüman Filistinliler neden hep karşı karşıya? Bu işin bir orta yolu, çözüm şekli yok mu? İki toplumun, iki dinin, iki milletin birlikte barış içinde yaşaması mümkün değil mi?

Maalesef, şu şartlar altında mümkün değil! Çünkü o bölgeyi işgal eden Siyonistler, bölgede kendileri dışında hiçbir milletin bulunmasını/yerleşmesini istemiyorlar. O toprakların kendilerine Allah

tarafından vaad edildiğini ve bu vaadin gerçekleşme zamanı geldiğini ileri sürüyorlar. Bu noktada para, tehdit, şantaj, baskı, terör ve her türlü vahşeti; bu gayelerine ulaşabilmek için normal ve tabiî hakları olarak kabul ediyorlar.

Peki, Siyonizm, Yahudilik’ten kaynaklanmış bir inanç mıdır? Bütün Yahudiler bu fikre inanır mı?

Siyonizmin ortaya çıkış tarihi nedir? Ne gibi aşamalardan geçmiştir?

İşte bu ve benzeri pek çok soruya, kısa, özlü ve şaşırtan delillerle cevap veren bir cep kitabı: Yahudilik ve Siyonizm Tarihi…

Önce Yahudilerin kısa geçmişini anlatıyor: Peygamberler dönemi, sürgün yılları… Osmanlı ve Avrupa’daki Yahudilerin yaşayışları arasındaki farklar… Müslümanların tarihin her döneminde baskı ve sürgünle karşı karşıya kalan mazlumlara nasıl kucak açtığı… Aynı dönemde farklı bölgelerde, Rusya’da, Avrupa’da, Amerika’da Yahudilerin revâ görüldüğü muâmeleler…

Kendilerine kucak açmış, yurt vermiş Osmanlı Devleti’ne karşı yürüttükleri kara propaganda ve kampanyalar… Osmanlı Devleti’nin yıkılışını hazırlamak için işgalci güçlerle ortak girişim ve taarruzlar…

Ardından birinci ve ikinci dünya savaşları… Yahudilerin bundaki rolü… Siyonizm’in ortaya çıkışı ve her fırsatı, gerektiğinde Yahudiler aleyhinde olsa bile, kendi idealleri uğrunda kullanmaları…

İsrail’in kurulup o bölgede nüfusu kendi lehine çevirebilmesi için yapılan kirli planlar, tedhiş (terör) hareketleri, bitmek bilmeyen katliâmlar…

1. Dünya Savaşı’ndan sonra îlan edilen İsrail Devleti… Arap devletlerin, İsrail’e karşı başarısız mücadeleleri… Bu başarısızlığa yol açan ihanetler…

Daha sonra FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) ve Yaser Arafat’ın meydana çıkışı ve İntifada hareketi…

Siyonizm’in hedefleri ve bu hedeflerin Filistin toprakları dışında Suriye, Irak, Türkiye, Ürdün ve Mısır’a uzanan sınırları…

Her ne kadar küçük ebatta ve dar bir sayfa mizanpajı ile yapılmış olsa da; akıcı dili, görsel malzemeleri ve insanı hayrette bırakan muhtevasıyla zengin bir kitap…

Dünü, bugünü anlamak ve yarınla ilgili düşüncelerini derinleştirmek isteyenlerin rahatlıkla başvurabileceği ve bir solukta okuyabileceği sade ve dolu dolu bir kitap…

Kaynak: Hatice K. Akyüzlü, Altınoluk Dergisi, Sayı: 163

İslam ve İhsan

YAHUDİLİĞİN KISA TARİHİ

Yahudiliğin Kısa Tarihi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Merhaba Bu eser Abid Yaşaroğlu nun mu? Ertuğrul Bayramoğlu nun mu? Kontrol edebilirmisiniz.... Saygılarımla

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.