Valide Sultanların Hizmet Yarışı ve Fedakarlık Örnekleri
Vâlide Sultanların vakıf hizmetleri, hayır eserleri ve fedakârlık örnekleri üzerinden Osmanlı’da şefkat, merhamet ve vicdan temelli bir medeniyet anlayışı ele alınıyor.
İslâm’ın ihtişamlı devirlerindeki Vâlide Sultanlar; dünyevî saltanatların, lüks ve israf içinde yüzen kraliçeleri, prensesleri gibi sefahat hastalığına dûçâr olmadılar.
VÂLİDE SULTANLARIN HAYIR HİZMETLERİ VE VAKIF ÖRNEKLERİ
Harun Reşîd’in hanımı Zübeyde Hatun ve Kanunî’nin hayırsever kerîmesi Mihrimah Sultan; servetleriyle Şam’ın tatlı suyunu, Arafat’taki huccâca ulaştırmanın iştiyâkını paylaştılar.
Hatice Turhan Sultan; Yeni Cami’nin çeşmelerinden kandil günlerinde, devrin en kıymetlisi olan Trabzon balıyla, Uludağ’dan getirilip kar kuyularında saklanan karlarla hazırlanmış şerbetlerin ikrâm edilmesini vakfetmişti.
Sert görünümlü Kösem Sultan dahî, hizmetkârların çeyizini düşünen bir vakıf kurmuştu.
Sırf hanımların kurduğu tescil edilmiş vakıf sayısı, binlerce idi.
O anneler, evlâtlarını kınalayıp cephelere yolladı. O anneler, bir daha dönemeyen yiğit beylerinin ardından oğullarını düşman üstüne yollamak derdiyle yaşadı.
Bütün bunlardan çıkarmamız gereken ders ve unutmamamız gereken husus şudur:
Bu rahmet, şefkat ve fedâkârlık iklimi; kanunlarla temin edilmedi.
Huzur ve saâdet reçeteleri olan tâlimatlar vicdanlara işlemese; kim ne yapabilirdi?
Aile gibi şahsî ve büyük ölçüde mahremiyet sahasında kalması îcâb eden mevzularda, emniyet ve ceza tedbirleriyle nereye kadar çare aranabilir? Hattâ belki bu tarz tâkibat, basit kabalıkları; sistemli ve tedbirli zulümlere, daha ağır ve vahim neticelere bile taşıyabilir.
Ayrıca, huzûrun reçetesini nereden, hangi âlemlerden aramak îcâb eder?
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!