Toplayıp Sattığı Geri Dönüşüm Malzemelerinin Geliriyle Kedileri Besliyor

Trabzon'da 24 yıldır atık malzemeler toplayan 67 yaşındaki Hasan Macit, kazancıyla çok sayıda sokak kedisini besliyor.

Özel sektörde iş makinesi operatörlüğü yapan Macit, 1997'de işini bırakarak geri dönüştürülebilecek atıkları toplayıp satmaya başladı.

Kazandığı parayla sigortasını ödeyen ve 2003'te emekli olan Macit, karton, plastik, naylon, kola kutusu, alüminyum, bakır, çinko, krom ve kurşun gibi malzemeleri toplamayı sürdürdü.

El arabasıyla her gün cadde ve sokakları gezen Macit, kazancıyla sokak kedilerini beslemeyi de ihmal etmedi.

Zaman içinde kentin farklı noktalarında 60'a yakın kediyi doyuran Macit'e hayvanseverler de mama desteğinde bulunuyor.

Kedilerin gördüklerinde yanına koştuğu, el arabasının üzerine çıktığı Hasan Macit, çevredeki esnaftan takdir topluyor.

4 çocuk ve 3 torun sahibi Macit, AA muhabirine, memleketi Gümüşhane'den 1965'te çalışmak için gurbete gittiğini, Türkiye'nin yüzde 80'ini gezdiğini söyledi.

Birkaç meslek değiştirdiğini belirten Macit, son çalıştığı işinden ayrıldıktan sonra boş durmamak için karton ve çeşitli malzemeler topladığını anlattı.

Macit, saat 08.00'de evden çıkıp 09.30'da işe başladığını ifade ederek, "Kağıtçı 18.00'de kapattığı için 17.00'ye kadar çalışıyorum. Son 5 yıldır depo tutamadığım için seyyar çalışıyorum. Depo tutmaya imkanım yok, kirası çok pahalı. Boş durmamak için ne bulursam topluyorum, parayla değiştiriyorum. Hayvanları yediriyorum, kalanı da ben yiyorum, eve giderken torunlarıma dağıtıyorum." dedi.

Farklı yerlerde yaklaşık 60 kediye baktığını anlatan Macit, "1997 yılından beri buradayım. İlk geldiğim yıllardaki kediler kalmadı tabii, en yaşlısı 12 yaşında. Buradaki kedilerin tam sayısını bilemiyorum ama havalimanı civarında, Pazarkapı mevkisinde, burada, alt sokak ve evimin önü olmak üzere çok sayıda kediyi besliyorum ayrıca köpeklere de veriyorum." diye konuştu.

Macit, her gün beslediği kedilerden arta kalanları çantasına koyarak yolda gördüğü diğer kedilere de verdiğini aktardı.

Hayvanları Allah rızası için beslediğini belirten Macit, "Ağzı var dili yok, hayvanlar konuşamıyor. Eline bakıyor, sen vermezsen, ben vermezsem, acından ölür hayvanlar. Gelip tekme vuran da var, sopayla vuran da var, böyle yemek yediren de var, merhametli insanlarımız da çok var." ifadelerini kullandı.

Hasan Macit, yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlara sağlığı el verdiği sürece destek olacağını vurgulayarak, "Ben sağ olduğum sürece yemek bulmakta zorlanmazlar. Ben gidersem yine bir merhametli insan bulurlar. Sağ olduğum sürece bu hayvanlara bakacağım." dedi.

Bazı kedilerin kendisi için özel olduğunu dile getiren Macit, genellikle el arabasının üzerinde toplanıp akşama kadar yattıklarını söyledi.

"Hasan ağabey kedi dostudur"

Kahramanmaraş Caddesi'ndeki dolmuş durağında görevli Salih Yol ise 10 yıldır Hasan Macit'i tanıdığını belirterek, "Hasan ağabey yaşadığı sürece kediler hiç açlık çekmez." diye konuştu.

Bazı hayvanseverlerin de bölgede bulunan kedilerin beslenme ihtiyacını karşıladığını anlatan Yol, "Biz de alıyoruz ama biz bir defa alıyorsak Hasan ağabey kedileri 20 defa alıp yediriyor. Hasan ağabey kedi dostudur." dedi.

Yol, Hasan Macit'i babaları gibi sevdiklerini de dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kedilere bakmak, bir canlıya bir şey vermek iyi insan olmaktan geçer. Hasan ağabey, kediler için 'Bunlar Cenab-ı Hakk'ın sessiz kullarıdır, bunlar orada konuşacak, burada değil. Burada ne yediriyorsan orada da mükafatını göreceksin.' der. O doğrultuda hem işini yapıyor hem de kedilere bakıyor, arada yorgunluk çayı içip sohbet ediyoruz."

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.