Tevbe Suresi 105. Ayeti Nasıl Anlamalıyız?
O gün, herkese dünyada söylediği sözler ve gördüğü işler sorulur. Büyük peygamberler bile korkudan titrerler. Peygamberlerin dehşet duydukları bir yerde, sen ne yapabilirsin, elinden ne gelir?
Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:
“Kötü işlerden hicap duy ki yarın rûz-i mahşerde, sâlih müʼminlerin karşısında utanmayasın. O gün, herkese dünyada söylediği sözler ve gördüğü işler sorulur. Büyük peygamberler bile korkudan titrerler. Peygamberlerin dehşet duydukları bir yerde, sen ne yapabilirsin, elinden ne gelir? Günahlarını nasıl mâzur gösterebilirsin?”
"O Size Yapmakta Olduklarınızı Haber Verecektir" Ayetini Nasıl Anlamalıyız?
Âyet-i kerîmede buyruluyor:
“De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Rasûl’ü de mü’minler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allâh’a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.” (et-Tevbe, 105)
Müfessir İsmail Hakkı Bursevî -rahmetullâhi aleyh-, bu âyet-i kerîmenin ardından, şu nasihatte bulunuyor:
“Akıllı bir insan; Allâhʼın, Rasûlʼünün ve bütün müʼminlerin huzurunda rezil ve rüsvâ olmamak için, sâlih ameller peşinde koşmalı, yüz kızartıcı, utandıracak fiilleri irtikâb etmekten kaçınmalıdır.”
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de hadîs-i şerîflerinde şöyle buyuruyorlar:
“…(Hayatım gibi) vefâtım da sizin için hayırlıdır. Amelleriniz bana arz edilir. Güzel bir amel gördüğümde Allâh’a hamd ederim. Kötü bir şey gördüğümde, sizin için Allâh’a istiğfâr ederim.”[1]
“Sizin amelleriniz akrabalarınızdan ve kabilenizden vefât edenlere arz edilir. Eğer amelleriniz hayırlı ise onunla sevinirler. Hayırlı değilse; «Allâh’ım, bizi hidâyete erdirdiğin gibi onları da hidâyete erdirmeden canlarını alma!» diye duâ ederler.” (Ahmed, III, 164; Hâkim, Müstedrek, IV, 342/7849)
Yine Vedâ Hutbesi’nde de Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;
“Sakın, (günah işleyerek) yüzümü kara çıkarmayın!” tembihinde bulunuyor.[2]
O hâlde, nasıl ki Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz yanımızda olsa, hâl ve davranışlarımıza daha büyük bir titizlik gösterirsek, amellerimizin Allah’a, Rasûlʼüne ve mü’minlere mâlum olduğu hakîkati dolayısıyla, nerede ve ne zaman olursa olsun, günah ve gaflete dalmaktan hayâ etmeliyiz.
Unutmayalım ki bugün gizli ve açık bütün günahlardan sakınmak; kişinin kardeşinden, anne-babasından, eşinden ve evlâdından dahî kaçacağı[3] mahşer gününde, kulu rezil-rüsvâ olmaktan muhafaza edecektir.
Dipnotlar:
[1] Heysemî, IX, 24.
[2] Bkz. Müslim, Hac, 147; Ebû Dâvûd, Menâsik, 56; İbn-i Mâce, Menâsik, 76, 84; Ahmed, V, 30; İbn-i Hişâm, IV, 275-276; Hamîdullâh, el-Vesâik, s. 360.
[3] Bkz. Abese, 34-36.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 2026 – Ocak, Sayı: 479












YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!