Teşbih Ne Demek? Teşbih Nedir?

Teşbih ne demek? Teşbih kelimesinin anlamı nedir? Teşbih kelimesine örnek cümleler...

Teş­bîh: Ben­zet­me, kı­yas­la­ma anlamlarına gelmektedir.

TEŞBİH KELİMESİNE ÖRNEK CÜMLELER

Aklen kabul, zihnen tasdik edilen ilâhî gerçekler, kalben de tasdik edilmez ise, gerçek bir îman meydana gelmez. Îman kalbe yerleşmedikçe de amele dönüşmez, davranışlara istikâmet veremez. Bununsa Hak katında hiçbir kıymeti olmaz. Nitekim Cenâb-ı Hak, ilâhî hakîkatleri okuyup bildikleri hâlde kalben hazmetmemiş oldukları için onunla amel etmeyen Benî İsrâil âlimlerinin hâlini, ciltlerce kitap taşıyan merkebe teşbih etmektedir.

*****

Hak dostlarından Mevlânâ Hazretleri, nâmütenâhî sır ve hikmetler meşheri olan şu cihanda hantal bir kalp ile dolaşan, varlıklardaki ilâhî mesajları alık ve abus bir çehreyle seyredip geçen gâfillerin hâlini şu teşbih ile ifâde eder:

“Bir gün, (zamanının medeniyet merkezi olan) Bağdad şehrine bir öküz geldi ve şehri baştanbaşa dolaştı. Ancak o muhteşem güzellikler, lezzetler ve sanat hârikaları arasında ancak ve ancak yol kenarındaki kavun ve karpuz kabukları dikkatini  çekti. Zâten öküz ile merkebin seyrine lâyık olan şey; ya yola dökülüp saçılan samandır, ya da yol kenarlarında biten çayır çimendir!” (Mesnevî, c. 4, beyt: 2377-2379)

*****

Murâkabe yapılan âyetlerin mânâları, teşbih ve cihet isnâdına kaçmadan tasavvur edilir. Sadece Allah Teâlâ’nın bu sıfatlarla muttasıf olduğu düşünülür. Bu tasavvur zayıfladığında, âyet-i kerîme tekrar okunur ve yeniden tefekküre dalınır. Buna devam ettikçe, mü’minin ihsan duygusu artar ve mârifetullah’tan nasîb almaya başlar.

*****

Akıllara hayret veren İsrâ hâdisesini yüceltme ve doğrulama; kalplerin temizlenmesine zemin hazırlamadır. İnsanları teşbîh ve tecsîm (Cenâb-ı Hakk’ı mahlûkâta benzetme ve cisim şeklinde düşünme) kuruntularından da korur.

*****

Bu âlem, zikrettiğimiz misaldeki oyuncak dükkânı gibidir. Biz de o çocuğa benzeriz. Allah Teâlâʼnın peygamberler ve kitaplar göndermek sûretiyle bize yaptığı yardım da -lâ teşbih velâ temsil-12 o merhametli babanın îkâzı gibidir.

*****

Mevlânâ Hazretleri, insanı varlık deryâsında yüzen bir gemiye teşbih ederek buyurur ki:

“Şâyet deryâ, geminin altında bulunursa, ona istinadgâh olur. Fakat dalgalar geminin içine girmeye başlarsa onu helâke götürür.”

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.