Tarihi Hicaz Demiryolu Yeniden Canlanıyor

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye-Suriye-Ürdün iş birliğiyle Hicaz Demiryolu Hattı’nın yeniden işlerlik kazanması için ilk adımın atıldığını açıkladı.

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye-Suriye-Ürdün Ulaştırma Bakanlıkları Teknik Toplantısı kapsamında, tarihi Hicaz Demiryolu Hattı’nın yeniden hayata geçirilmesine yönelik önemli kararlar alındığını duyurdu.

TARİHİ HİCAZ DEMİRYOLU YENİDEN HAYATA GEÇİYOR

Amman’da 11 Eylül’de düzenlenen toplantıda, Türkiye’nin desteğiyle Suriye Hicaz Demiryolları’nın eksik olan 30 kilometrelik üstyapısının tamamlanması konusunda mutabakata varıldı. Ürdün tarafı ise lokomotiflerin bakım-onarım ve işletilmesine yönelik teknik imkanları araştıracak, kendi Hicaz Demiryolu lokomotiflerini Şam’a kadar işletme olasılığını inceleyecek.

Bakanlık, toplantıda ayrıca Türkiye, Suriye ve Ürdün arasında ulaştırma alanında çok yönlü iş birliğini içeren bir mutabakat zaptı taslağı üzerinde uzlaşı sağlandığını belirtti. Bakanlar seviyesinde yıl içinde yapılması planlanan toplantıda imzalanması öngörülen bu belge kapsamında, kara yolu, demir yolu ve ulaştırma koridorları için üçlü teknik çalışma grupları oluşturulacak. Türkiye, mutabakat zaptıyla belirlenecek hedeflerin uygulanmasını sağlayacak bir eylem planı taslağı hazırlayarak diğer taraflarla paylaşacak.

Orta ve uzun vadede ise üç ülke, Hicaz Demiryolları’ndan bağımsız olarak demir yolu alanında eğitim ve teknik tecrübe paylaşımı yapmayı planlıyor.

Toplantının bir diğer önemli sonucu, Türkiye ile Ürdün arasında 13 yıl aradan sonra Suriye üzerinden yeniden kara yolu taşımacılığının başlatılması oldu. Bakanlık, “Üç ülke olarak karşılıklı kara yolu geçişlerinde kolaylaştırıcı önlemler alma konusunda görüş birliğine vardık. Ayrıca Türkiye’nin Akabe Limanı üzerinden Kızıldeniz’e bağlantısının artırılması ve bu liman başta olmak üzere Suriye ile Ürdün’ün uluslararası ulaştırma koridorlarına erişiminin geliştirilmesi için ortak teknik çalışmalar yürütülecek.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

HİCAZ DEMİRYOLUNUN YAPILMASININ DİNİ SEBEBİ

Hicaz Demiryolunun Yapılmasının Dini Sebebi

HİCAZ DEMİRYOLUNUN İSTASYONLARI NASIL BELİRLENDİ?

Hicaz Demiryolunun İstasyonları Nasıl Belirlendi?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.