Hased, kin, Allah ile cedel ve kibir gibi bâtınî haramlarda olduğu üzere; yalan günahının da ilk mümessili, yalanı ilk söyleyen kişi şeytandır. O, söylediği yalanlarla Âdem Babamız ve Havvâ Annemiz’i yasak ağaca yaklaştırmış ve onların cennetten çıkmalarına sebep olmuştur.
Hatada yapsan, doğru söylemekten vazgeçme! Peygamber Efendimiz (s.a.s) döneminde gerçekleşen ve Sahabelerin sergiledikleri tutumla çok farklı noktalara taşınan ibret dolu bir kıssa...
Asılsız, gerçeğe uymayan, doğru olmayan ve kandırmak için söylenen söz mânâsına gelen yalan; kişiyi cehenneme sürükleyen rezil bir günahtır.
Yalan, doğruların olduğu gibi değil de olduğundan farklı şekilde anlatılmasıdır. Yalan, iletişim kurulan kişiyi kandırmadır, aldatmadır.
Câfer-i Sâdık Hazretleri’nin yaptığı duâ ve niyazlara bakılınca, onun kalbindeki Allah korkusunun ve takvâ duygusunun ne kadar yüksek olduğu hemen anlaşılmaktadır.
Tevhid anahtarının 4 dişlisi...
Sultan Gazneli Mahmut’un sarayına esir olarak getirilen ve kısa sürede; samimiyet ve zekâsı ile sultânın akıl danışmanı olan Ayaz'ın hikayesi...
Küçük yalanların beyni duyarsız hale getirerek kişiyi gelecekte daha büyük yalanlar söylemeye teşvik edebileceği bildirildi.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kemale ermek için aşılması gereken 3 merhaleyi anlatıyor. [Video 2 dk.]
Murâkabe, kelime anlamı itibâriyle “gözetlemek” demektir. Kulun her zaman ve mekânda Allâh’ı unutmaması, O’nun vahdâniyetini, rubûbiyetini yakînî bir şekilde hissedip, Cenâb-ı Hak’la beraber olduğu şuurunu kalbinde dâimî bir idrâk hâline getirmesi ve nihâyet O’nun muhabbetinde fânî olup O’nunla bâkî olma hâlidir.