Ubeydullah Ahrâr -rahmetullâhi aleyh- Hazretleri’nden hikmetli sözler ve tavsiyeler...
Altın Silsile’nin 18’inci halkası, Türkistan’ın büyük velilerinden Ubeydullah Ahrâr Hazretlerinin hayatı...
Ubeydullah Ahrar Hazretleri’nin hikâyesi, hizmet söz konusu olduğunda, parasızlığı bahane eden fakirlere, vakitsizliği bahane eden zenginlere güzel bir ders niteliğindedir.
Ubeydullah Ahrar Hazretleri'nin hikmetli sözlerinden bazılarını derledik.
Ubeydullah Ahrâr Hazretleri varlıkta ve yoklukta mütevâzı ve müstağnî yaşamayı tercih etmiş, dünya nîmetlerinden el çekerek kendini bütünüyle mârifetullâh’a teksîf etmişti. O, insanlara her fırsatta hizmet eder, aralarında hiçbir ayrım yapmazdı. Hizmetine karşılık bir şey vermesinler diye de gizlice oradan ayrılırdı.
Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla büyük bir servete sahip olan Allah dostunun zengin Müslümanlara örnek olacak hizmetleri...
Şeyh Sâdî, hâllerdeki sirâyetin, kişinin mânevî hayatını nasıl değiştirebildiğine dâir şu misali verir: “Ashâb-ı Kehf’in köpeği Kıtmîr, sâdıklarla beraber olduğu için büyük bir şeref kazandı; nâmı Kur’ân-ı Kerîm’e geçti. Hazret-i Nûhʼun ikinci karısı ve Hazret-i Lût’un karısı ise fâsıklarla gönül birliği içinde olduklarından, Cehennem’e dûçâr oldular. (Kocalarının peygamber olması bile onlara fayda vermedi.)”
Samimî ve hakîkî bir âşık, sevdiği uğrunda canını bile verse, yine de bir fedakârlık yapabildiği hissi taşımaz. Sanki borcunu ödüyormuş gibi rahatlıkla bütün varlığını cömertçe harcar. Gerçek bir müʼminin Allah için yapacağı hizmet, gayret ve fedakârlıkları da böyledir.