Tasavvufî bir terim olarak himmet, maddî-manevî bütün alâkalardan sıyrılarak, dünyevî zevkleri, manevî hazları ve Cennete ait lezzetleri hatırdan çıkararak, bir zarûret hissiyle Cenâb-ı Hakk’a teveccüh ve ilticâda bulunmak demektir.
Zâhir ilmin fayda ve zararını bilmek isteyen, şerîatten ve şer’î ilimlerden taleb eyler. Bâtın ilminin fayda ve zararını, iniş ve çıkışlarını bilmek isteyen de, bir mürşid-i kâmile varıp onun terbiyesine girer, gönül kitabını okur. İhlâs ile seyr u sülûke çalışır.
Ömer Faruk Karabucak Efendi, azimetle amel eden bir dervişti. Anlattıklarıyla yola nasıl bir bağlılıkla bağlandığını ve aynı zamanda nasıl bir gayret sahibi olduğunu göreceksiniz. Prensiplerinden taviz vermezdi. Hasbiydi, aksiyonerdi. Görüştüğümüzde 80’lerini devirmişti ama bir genç gibi heyecanlıydı... Faruk Efendi ile vefat etmeden önce yapılan uzun söyleşiden bazı bölümleri sizler için alıntılıyoruz.
İLAM Araştırma Seminerleri, "Yeni Dini Akımlar ve Tasavvuf" başlığında yapılacak seminerle başlıyor.
Nefis, Allah için hizmet etmenin ve faydalı olmanın tadını aldığı vakit, “Canlar canını buldum, kovanım yağma olsun!” diyen güzele benzer de herkes gibi düşünmeyi ve bakmayı bırakıp hâdiseleri başka bir boyuttan seyreder. Yorumları ve değerlendirmeleri farklılaşır. Çoğu insanın acâyip karşılayacağı işler yapar. Belki de bu sebeple birçok velî, halk tarafından deli addedilmiştir.
Altınoluk Dergisi 356. sayısında "Bu ayet kime hitap ediyor?" sorusu ile Maide Suresi’nin 2’nci ayetini kapağına taşıyor. Bu soru çerçevesinde Müslüman bireyi kendini sorgulamaya davet ediyor, İslam toplumlarının hareket planını işaret ediyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi tasavvufu yakaşık 2 dakikada özetliyor. Tasavvuf hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz.
Altınoluk Dergisi, “Neleri kaybettik?” sorusu ile açıyor kapağını. Bu soruyu, dergi adına İslam ümmeti üzerine kafa yoran bir çok ilim ve fikir adamına soruyor, farklı farklı cevaplara ulaşıyor.
Kalp, bedenimizde hayatın merkezi olduğu gibi, mânevî hayatımızın da merkezidir. Dünya hayatının keşmekeş hâli ile büyük sıkıntılar çeken Âdemoğlunun ilâcı, aslında kendisinde ve kalbindedir.
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, Altınoluk Dergisi'nin 30 yıldır devam eden yolculuğuna temas ederek kendimizi yeniden hesaba çekmeye, özeleştiri yapmaya davet ediyor.