Alman imparatoru Ferdinand'ın büyük itiraflarla dolu Osmanlı hakkındaki mektubu...
Barbaros Hayreddîn Paşa’nın koca Cezâyir’de sultanlık yapabilecek bir imkândan ferâgat edip de oraları Osmanlı’ya ilhâkı, her türlü takdîrin üzerindedir. Bu, ondaki rûhî kemâl ile birlikte İslâm birliği fikrinin ve halîfeye bağlılığının kuvvetini ortaya koymaktadır.
Kânûnî, babasından dünyanın en zengin ve en güçlü ordusuna sahip bir devleti mîras olarak devralmıştı. Kısa zamanda, giriştiği fütûhâtın büyüklüğü kadar idâresindeki dirâyet ve fazîlet ile de öyle temâyüz etti ki, hasmı olan Avrupalılar bile kendisini “Muhteşem Süleyman” lâkabı ile anmaya mecbur kaldılar.
Her türlü ihtişâmın zirvesinde, dünyanın kendisini "Muhteşem Süleyman" sıfatıyla yâd ettiği Kânûni Sultan Süleyman Han (1495-1566) Osmanlı sultanlarının onuncusudur.
Yavuz Sultan Selim Han, dindar, mütevâzı ve gururdan ârî idi. Kuvvet ve kudretin, Allâh’a mahsus olduğunu, kendisinin ise, zafer için bir vâsıtadan ibaret bulunduğunu söylerdi. İşte Yavuz'un manevi özellikleri...
İstanbul’a gelen Mısır ulemâsı ile Osmanlı ulemâsı, Yavuz’un “halîfe” olmasını kararlaştırdıktan sonra halîfe 3. mütevekkil, Yavuz’un hilâfetini îlân etti. Hırkasını çıkararak Yavuz’a giydirdi. Bundan sonra Osmanlı pâdişahlarına, sultanlık ünvânı ile beraber “halîfe” sıfatı da verildi.
Zekî ve güçlü kumandan Yavuz Sultan Selim Han, Mısır Seferi sonrası neler yaşadı? İşte cevabı...
Yavuz Sultan Selîm Han, yapılan hatâ ve gâfilâne hareketlere karşı son derece celâlli bir pâdişahtı. Ancak bu celâli de, cemâli gibi şerîat dâiresi içinde eriyip yok olmuştu.
Tarihte; ilmi, tâkvâsı, merhameti, vakarı ve hilmi ile meşhur olan Bâyezîd-i Velî, ulemâ ve evliyâya çok hürmet gösterirdi. Onun bu istikâmette kullandığı husûsî bir bütçesi vardı. Bununla ilim ve irfân erbâbını eser vermeye teşvik ederdi. Sultân’ın bu himâyesi, İstanbul’u bir ulemâ şehri hâline getirdi.
Fâtih Sultan Mehmed, toplumun korunmaya muhtaç fertleri için en hassas edep ve şefkat ölçülerini aksettiren ulvî kâideleri asırlarca evvel ortaya koyuyordu.