Kâmil ruhlar, ebedî kurtuluşa erebilmek için, etraflarında eğitim, hizmet ve merhamet ile kurtarılacak başka insanlar ararlar. Onlar kazandıkları her insanın muhteşem ecri, kaybettikleri her insanın da ağır vebâli altında olduklarının şuurundadırlar.
Dinlediğimiz her sohbet, aslında îmânımızın en tabiî bir îcâbı olan “hakkı ve hayrı tavsiye edip kötülük ve bâtıldan men etme” vazifemizi hatırlatmaktadır. Sohbetten lâyıkıyla istifâde edip etmediğimiz, bu yöndeki gayretimizle belli olur.
Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde, zamanı iyi kullanamayan insanların hüsrâna düşeceğine işaret etmektedir. Namaz, oruç, hac gibi ibâdetlerde kullarına vakte riâyeti tâlim buyurmuştur. Bu sebeple Hak dostları zamana çok dikkat etmişlerdir. Vakti en faydalı şeylere hasretmeyi, ölçülü kullanmayı ve israf etmemeyi mühim bir esas hâline getirmişlerdir.
Muhterem Mûsâ Efendi -kuddise sirruh-, sohbetin feyz ve bereketine nâil olabilmek için onun âdâb ve erkânına uymak gerektiğini ısrarla ifâde eder ve şöyle buyururdu...
Manevi sohbetlerin hayatımıza yaptığı 6 tesiri sizler için derledik.
Tasavvuf yoluna samimiyet ve gayretle giren kişinin ahlâkı güzelleşir, kendisinde güzel huylar tecellî eder. Ancak bunlar da, evrâdını büyük bir feyz ve huzur içinde yapıp, mânevî sohbetlere düzenli olarak devam etmekle elde edilir.
Sohbet kardeşliğinde bulunan mü’minler, hem birbirlerine karşı nâzik ve güzel davranmalı hem de kendilerine karşı yapılan hatâ ve kusurları affetmelidirler.
Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de mü’minlerin kardeş olduğunu beyan buyurur.[1] Efendimiz de din kardeşleri arasında sağlam bir muhabbet bağı tesis edilmeden kâmil bir îmâna ulaşılamayacağını bildirir.[2]
Sohbet eden de dinleyen de daha önceden kendisini mânen hazırlamalı, sohbet meclisine ibâdet vecdiyle girmelidir. Zira mânevî sohbetlere iştirak, Peygamber Efendimiz’in Sünnet’ine ittibâ mâhiyetindedir.
Dini sohbete gelen kişilerin dikkat edeceği edepler...