Tebessüm etmek sadakadır. Günlük hayatımızda yüzümüzde tebessüm, dilimizde tatlılık olsun.
Nakşibend Hazretleri, her türlü hizmeti nîmet bilirdi. Dervişerine hizmet etmeyi sevdiği gibi herkesin meselesini halletmek, problemini çözmek için de gayret ederdi.
Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına ermek istiyorsak, evvelâ O’nun hakkımızdaki takdîrine râzı olmayı bilmeliyiz. Rabb'imizle huzur bulmalı, O’nun beraberlik ve dostluğuyla mutmain bir gönle kavuşmalıyız.
Şeyh Sâdî, 13. asırda yaşamış bir gönül insanıdır. Yirminin üzerinde eser kaleme almış olmakla birlikte, bilhassa Mevlânâ Hazretleriʼnin üslûbunu hatırlatan Bostan ve Gülistan adlı hikemî eserleriyle tanınmıştır. Âlim ve edib bir mutasavvıf olan Şeyh Sâdî; ilim, irfan, ibadet ve cihadla dolu, bir asırlık ömrün ardından, doğduğu yer olan Şîrazʼda vefât etmiştir.
Peygamber Efendimiz çok sevdiği kızı Fâtımaʼyı dâimâ takvâya, zühde ve istiğnâya teşvik etmiş, bu dünyadaki sıkıntılara katlanarak ukbâda ebedî saâdete ermeyi tavsiye buyurmuştur. Bizler de felâket ânında da saâdet ânında da; “Yâ Rabbi, bütün bu imtihanlar Senʼdendir. Gerçek huzur ve saâdet âhirettedir.” deyip sabır ve şükürle râzı olmalıyız ki, Allah Teâlâ da bizden râzı olsun.
Şeyh Sâdî, 13. asırda yaşamış bir gönül insanıdır. Yirminin üzerinde eser kaleme almış olmakla birlikte, bilhassa Mevlânâ Hazretleriʼnin üslûbunu hatırlatan Bostan ve Gülistan adlı hikemî eserleriyle tanınmıştır. Âlim ve edib bir mutasavvıf olan Şeyh Sâdî; ilim, irfan, ibadet ve cihadla dolu, bir asırlık ömrün ardından, doğduğu yer olan Şîrazʼda vefât etmiştir.
Hizmet, bir taraftan başkalarına fayda sağlarken, diğer taraftan da gayret ve ihlâsları nisbetinde hizmet edenlerin yücelmelerine vesîle olur. Hattâ hizmet edenlere isâbet eden fayda, hizmetinde bulundukları kişilerden daha fazla olur.
Kâinâtın hamuru, muhabbet mayasıyla yoğrulmuştur.
İrşad hizmetinde güler yüz, tatlı söz ve zarâfet çok mühim bir yer işgal eder.
Şeyh Sâdî buyurur: “Bir bedevî gördüm. Oğluna diyordu ki: «‒Evlâdım! Kıyâmet günü sana, “Ne kazandın?” derler. “Hangi neseptensin?” demezler! Yani amelini sorarlar. “Baban kimdir?” demezler...»”