Mânevî hayat ve tasavvufî düşünce, bâzı kimselerin iddiâ edegeldikleri üzere sonradan îcâd edilerek dîne ilâve olunmadı.
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri tasavvufu "Allah'tan gayrı her şeyi gönülden çıkararak devamlı bir zikr-i daimi üzere olmaktır" diye açıklıyor. Altınoluk Dergisi yazarlarından Abdullah Sert Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun sözlerinden hareketle tasavvufun gayesini açıklıyor.
Cenâb-ı Hakkʼın sevgisine ulaştıracak vesîlelerin en büyüğü, Allâhʼın en sevdiği kulu olan Habîbullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin sünneti üzere yaşamaktır. Zira Oʼnun söz, fiil ve hâlleri; murâd-ı ilâhîyi ifâde eden Kurʼân-ı Kerîmʼin canlı bir tefsiri mâhiyetindedir. Bu itibarla Allâhʼın Habîbiʼnin gönül dokusundan hisseler alarak gücümüz nisbetinde Oʼnu örnek almaya gayret etmemiz, Cenâb-ı Hakkʼın sevgisine ve rızâsına en büyük vesîledir.
Altınoluk Dergisi Yazarı Neslihan Nur Türk, şerre davetiye çıkaran üç temel vaziyeti ele alıyor.
Şeyh Muhammed Es‘ad Erbîlî Hazretleri’nin ahirete irtihalinin seneyi devriyesinde hatıralarda Erbilli Şeyh M. Es’ad Efendi...
Avusturya'da tartışmalara neden olan "İslam Yasa Tasarısı", Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. İslam'a yönelik birçok engelleyici hükmün bulunduğu yasanın meclisten geçmesi tartışmalara yol açtı.
Malı, Allah Teâlâ’nın uygun görmediği, yasakladığı yerlere dağıtmaya harcamaya (israf) denir. İslam dinine göre “israf” haramdır. Kalbin hastalığıdır. Yani manevî bir hastalıktır. Dinimiz hasisliği, cimriliği kötülediği gibi birçok ayeti kerime ve hadis-i şerife ile de israfı kötülemiştir. Kur’ân’i ve kalbi bir pencereden yaklaşık 20 yıl önce Sadık Dana (k.s.) tarafından kaleme alınan bu makalede Türkiye’nin israfla imtihanı özetleniyor. Bugün israfla olan imtihanımız dünden daha çetin geçiyor elbette. Bugünü anlamak için düne bir bakalım isterseniz...
Hazret-i Peygamber’in bi’setine yakın dönemde tevhîd inancı yitirilmiş, Kâbe kavim ve kabîlelere âit putlarla doldurulmuş, Zemzem kuyusu da iptal edilmişti.