Suriye'deki iç savaşın gölgesinde imkansızlıklar içerisinde karton sebze kutularında hayatta kalma mücadelesi veren bebekler için "Bir beşik de sen al" kampanyası başlatıldı.
Allah yolunda yani Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimsenin yetmiş yıl cehennem azabından uzak tutulması, o kişinin cehennemde yakılmaması anlamındadır.
Samimiyet, imkânsızlıklar içinde imkânların doğmasına vesiledir. Aşağıdaki hadiste verilmek istenen mesaj da budur.
Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Kilis'teki Öncüpınar konteyner kentine yerleştirilen Suriyeli Arapağa çifti, ilerlemiş yaşlarına rağmen kamp yönetiminin de desteğiyle 45, 39 ve 30 yaşlarındaki engelli çocuklarına bakıyor.
Halep'teki çatışmalarda, evlerine düşen bombalar nedeniyle yüzleri yanan, kolları kopan çocuklar, savaşın en çirkin izlerini bedenlerinde taşıyorlar.
15 Mart 2011’de başlayan Suriye savaşı yedinci yılına girdi. Taş üstünde taşın kalmadığı Suriye’de geride kalan 6 yıl boyunca büyük insanlık dramları yaşandı. Arap baharı ile başlayan ancak Suriye’de sonbahara dönüşen özgürlük talepleri, Suriye halkına ağır faturalar ödetmeye devam ediyor.
Yüzakı Dergisi 146. sayısında "BU NASIL BİR DEVR-İ TEZAT; AMAN EY FAHR-İ KÂİNAT!.." kapağıyla çıktı.
'Save the Children' adlı STK'nın Suriye'de 450'yi aşkın çocukla yaptığı görüşmeler sonucu hazırladığı raporda, 6 yıldır devam eden savaşın çocuklar üzerindeki etkileri hakkında çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.
Doğusundan batısına dünyada gerilim merkezleri çoğalıyor. Küresel siyasetin önündeki çözülmeyi bekleyen meselelere ve taşıdıkları risklere bakıldığında ise gerilim merkezlerinin daha da çoğalacağını söylemek mümkün..
İnsan yanılabilir, günah işleyebilir. Yapılan suç ne kadar ağır olursa olsun, kul hatasını kabul etmeli ve Cenâb-ı Hakk’a karşı dürüst davranmalıdır. Bunun canlı örneği olan sahabi efendilerimizden Kâ’b İbni Mâlik'in (r.a.) ibretlik uzun hikayesi...