Mazluma yardım İslam'ın esaslarından biridir. Zâlimin zulmüne mani olmak, ona karşı yapılabilecek en büyük hayırdır. Zâlimin zulmüne engel olmak, mazluma yardımcı olmak sayılır; zulme engel olmamak ise, bir çeşit zulümdür.
Aile huzurunu baltalayan, saâdete gölge düşüren temel sebeplerden biri de memnuniyetsizliktir. Bu yüzden Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde bu mesele net bir şekilde ele alınmıştır.
İçinde bulunduğumuz imtihan âleminde, nefs tezkiyesi ve kalp tasfiyesi neticesinde süfliyattan kurtulup kemâle ermek ve ulvî mertebelere ulaşmak için mânevî eğitime girmek şarttır. Sohbet eden kişi de, işte bu mânevî eğitimle meşgul olan bir gönül mütehassısı, ruhlara ebedî hayat aşısı yapan bir gönül doktorudur.
Kısaca peygamberlere iman nedir?
Abdullah Sert Bey, 5 vakit namazı kılan peygamberleri anlatıyor.
Peygamberler; duâlarında, hiçlik ve mahviyet içinde, acziyetlerini ifade ediyorlar. Peygamberler niyazlarını ve taleplerini bilhassa son nefeste îmâna ve âhirette necâta teksif ediyorlar.
Kur’ân-ı Kerîm’de İblis’in Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-’a secde etmemesi, bir çok yerde tekrar edilir. Ancak bu tekrarların her birinde, İblis’in secde etmemesinin farklı sebepleri anlatılır, buna bağlı olarak onun hîle ve tuzaklarından birine dikkat çekilir.
Fânîliği hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmamalı, her an ölüm ve ötesine hazır olmaya gayret etmeliyiz. Unutmayalım ki; Nûh -aleyhisselâm- kadar uzun ömürlü olsak, Süleyman -aleyhisselâm- kadar varlıklı olsak, Yûsuf -aleyhisselâm- kadar cemâl sahibi olsak, şâyet fânîliğin idrâki içinde değilsek; ziyandayız demektir.
Bütün liderlerin samimi ve sadakatli ekibe ihtiyacı vardır. “Ağaç, dalıyla gürler”, denilmiştir. İnsan ne kadar güçlü olursa olsun tek başına zayıftır. Peygamberler bile sürekli yanlarında ekip aramışlardır.
Müslüman için Allah Rasûlü ve diğer peygamberler örnek insanlardır. Bunlardan sonra sahabeler ve Allah dostlar İslam'da model insanlar yani örnek şahsiyetlerdir.