Hayatımızın her ânında, âdeta bir gölgenin sahibine olan sadâkati misâli, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼin bizlere gösterdiği istikâmet üzere yaşamaya gayret etmeliyiz. Öyle ki; O Rahmet Peygamberiʼnin ümmeti olduğumuzu -dilimizden ziyâde- hâl ve davranışlarımız söylemelidir. Oʼnun yolunda ve istikâmetinde olduğumuzu, hâlimiz ifâde etmelidir.
Bugüne kadar Türkçede hazırlanan en kapsamlı siyer çalışması olarak gösterilen, Mustafa Asım Köksal'ın Hz. Muhammed ve İslamiyet kitabının 8 ciltlik büyük boy baskısı Erkam Yayınları'ndan çıktı.
Peygamber Efendimiz; fakir, yetim, kimsesiz ve dullara şefkat ve yakınlığı ile tanınırdı.
Allah Resûlü (s.a.v.) Efendimiz, takvâ hâlini dâimâ canlı tutmak için şu niyazlarda bulunurdu:
Peygamberimizi zehirleyen kimdir?
Her türlü kusur karşısında affa meyletmek, fazîlet zannedilmemelidir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, kısa zamanda dünyada hiçbir kralın ulaşamayacağı derecede imkânlara kavuştu.
Allah Rasûlü’nün, dört kişinin taşıyabildiği garrâ adlı bir yemek kabı vardı.
Mekke'de, Esselamü Aleyke Eyyühen Nebiyyü Müzesi, Hazreti Muhammed'in hayatının tüm yönlerini simülasyonlarla anlatarak, ziyaretçilerine "Asr-ı Saadet"e yolculuk imkanı tanıyor.