Rasulululah’ın Kur’an’da Allah Teala tarafından çizilen misyonu, bütün zamanlarda hüküm-fermadır. Bunu tartışmak, kalbi bir kayıptır, aşınmadır, yaralanmadır, firedir. Bundan Allah’a sığınmak lazım. Kur’an’dan belli ayetler hıfzedilmeden, düşünülmeden Rasulullah’ın önderliği tartışılamaz. O ayetlere rağmen yürütülen tartışma ise, ayetleri de ıskalayan, yani Kur’an’ı ıskalayan ve kademe kademe İslam’ın kökünü kurutmaya yönelen bir çizgi olur.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) ashab-ı kirama söyleyerek yaptıramadığını bizzat uygulayarak yaptırması, en etkili eğitim yöntemini bize göstermiş oluyor. Yapmak çoğu zaman söylemekten daha etkilidir.
Peygamber Efendimizin hadislerinde ve özellikle de veda hutbesinde neyi yapmayın dediyse bugün tüm bu günahlar fazlasıyla yapılmaktadır. Müslümanların malları, canları, namusları kolayca heder edilebilmekte, hatta bazı Müslümanlar şüpheli/faizli kaynaklardan elde ettikleri kazançlar ile hayır işleri yapmaya kalkmaktadırlar.
Hicretin 10’uncu yılı. Zilhicce ‘nin 9’u. Arefe günü. Miladi 632. Mart’ın 8’i. İslam tebliğinin üzerinden 23 yıl geçmiş. 124 bin sahabi Arafat’ta buluşmuş. Rasulullah sallallahü aleyhi ve sellem, içinde “Belki bundan sonra sizlerle buluşamayacağım” ifadeleri geçen konuşmalar yapıyor mü’minlere. Yani yüreğine “Veda” meltemlerinin esmeye başladığını hissediyor.
İtidâli bozan en mühim âmillerden biri olan öfke, insanın zayıflık ve liyâkatsizliğinin bir ifadesidir. Aklî dengenin kısmen zaafa uğramasıdır.
Altınoluk Dergisi, 378. sayısında "Arafat ve Mina'da Rasulullah'ı Yeniden Dinlemek" kapağıyla okuyucularını selamlıyor. Derginin 32. yıl hediyesi Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Ebediyet Yolculuğu" isimli kitabı.
İnsanların en şereflisi, en hayırlısı veya en değerlisi kendisine sorulunca Hz. Peygamber ilk ve en önemli ölçü olarak takvâ’yı göstermiş ve “Allah’tan en çok korkanlardır” buyurmuştur. Peki Allah Teâlâ takvâyı nasıl anlatıyor? Peygamberimiz takvayla ilgili neler söylüyor?
İslâmʼın hedeflediği “kâmil insan” olabilmek için dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp, yaşamak îcâb eder. Gerçek tasavvuf, İslâmʼın zâhirine ilâveten, bâtın plânında da kavranıp yaşanması gayretinden ibarettir.
Saliha bir annenin kızına 10 nasihati...
Ayet ve hadislerle Allah'ın kullarına verdiği nasihatler... “Mü’minler ancak kardeştirler.” (Hucurât sûresi (49), 10)