Hadisi şeriften rivayetle beşikte konuşan iki çocuktan biri Hz. Meryem’in oğlu Hz. Îsâ, diğeri Cüreyc ile macerası olan çocuktur.
Beş vakit farz namazın Peygamber Efendimiz -sallâllâhü aleyhi ve sellem- vasıtasıyla Miraç’ta kabul edilmesi şöyle gerçekleşmiştir.
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri, küçük-büyük her hareketinde, mutlakâ Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in sünnetine uyar ve herkese de böyle yapmalarını tavsiye ederdi.
Darulhadis Derneği kurucularından Doç. Dr. Selahattin Yıldırım Hoca, hadisi-i şerifler ışığında Yahudilerin Müslümanlar ile verecekleri büyük savaşın sonunda mağlup olacaklarını söyledi.
Ümmü Külsûm’un babası Ukbe, Peygamber Efendimiz’in can düşmanlarından biriydi. Annesi Ervâ Binti Küreyz ise Resûlullah Efendimiz’in halasının kızı, Hz. Osman’ın da annesiydi.
Ahzâb sûresinde şöyle buyruluyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” [1]
Rabbimiz şöyle buyurur: “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.” (Fussilet 41/34)
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, Mevlid Kandili münasebeti ile yapmış olduğu sohbette Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'i anlatıyor...
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile kalbi beraberlik için O'na salat ü selam getirip, duası ile buluşabiliriz. İşte Peygamberimize salavatı şerife getirmenin faziletleri...
Şefaat konusu, ilâhî adâlete ters düşmez. Nasıl ki dünya hayatında “referans” denilen bir kaide vardır. Yani yapıp ettiğimiz işlerimizde güvendiğimiz, sevdiğimiz, saygı duyduğumuz insanların aracılığı bizim faydamızadır; hayatımızı kolaylaştırır, memnuniyetimize vesile olur. Şefaat de Cenâb-ı Hakk’a, evvelâ Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in, ardından diğer sâlih ve seçkin şahsiyetlerin duâ buyurmasıdır.