Peygamber Efendimiz’i rüyada görme konusunda İslam ulemâsının farklı yorumlar yaptıkları biliniyor. Bu görüşleri ana hatlarıyla belirtmeden önce aşağıdaki hadis-i şerif üzerinden bu konu değerlendiriliyor.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çeşitli zaman ve mekânlarda, o günün şartlarına uygun çeşitli dualar yapmıştır. Aşağıdaki duada da Efendimiz'in bir topluluktan endişe duyduğu zaman yaptığı duayı öğreniyoruz.
Kul hakkı mevzuunda titizlik gösterilmesi gereken hususlardan biri de komşu hakkıdır. Cenâb-ı Hak, komşu hukûkuna riâyeti ısrarla emretmiştir. Zîrâ insan, akrabâlarından çok, komşularıyla beraberdir.
Kişinin mânevî kıymeti, gerçek mânâda âhirette belli olacaktır. Bu yüzden kula düşen; hiçlik ve acziyet hissiyâtı içinde, kulluğa devam etmektir. Bizler de son nefes endişesi sebebiyle hayatımızı her nefes Kitap ve Sünnet’i yaşama gayreti içinde geçirmeliyiz.
Eserlerinizde sıkça kullandığınız “ilâhî kudret akışları” ifâdesiyle kastettiğiniz mânâyı biraz açar mısınız?
Kulluğun ehemmiyetli vazifelerinden birisi de "Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istendim" buyuran Allah-u Teâlâ'yı, Kur'an-ı Kerim ve kainat kitabı ışığında tefekkür etmektir. Peki ümmetine her yönde kılavuzluk yapan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) nasıl tefekkür ederdi?
Cenâb-ı Hakk’a hakîkî mânâda kulluk yapabilmek ve bu sûretle mârifetullâha ulaşmak, zikrin kalpte kazandığı mevkî ve hissedilişindeki derinlik nisbetinde gerçekleşir. Bu sebeple Yüce Rabb'imiz şöyle buyurmuştur: “Rabb'ini, kendi içinde (kalbinde), yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, gece-gündüz zikret! Gâfillerden olma!” (el-A’râf, 205)
Büyük insanların dilinden ve kaleminden yeni ve sıcak cümleler, mânâsı yüksek sözler, ufuk açıcı ölçüler, keşifler gelip duracaktır. Bu da hayâtı yükseltip yüceltecektir. Bu nedenle dünya tefekkürünü edebiyatını izlemek diye bir vazifemiz vardır. Bu takip bizi dünyanın en büyük kafaları, en geniş, en sıcak yürekleriyle irtibatlandıracaktır. Anlayışımız ve dünyamız güzelleşecektir.
Batılı aydınların Osmanlı hakkındaki gözlemleri sizi şaşırtacak! Osmanlı toplumunun sahip olduğu özellikleri yazan Avrupalı aydınlar, Türkleri hayranlık ve hayretle anlatıyorlar.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sünnetinin korunmasıyla ilgili ayet ve hadisleri sizler için derledik.