Şeyhülislâm Mehmed Emin Efendi’nin konağına iftara davetli olan Sultan III. Mustafa ve ikili arasında geçen ibretlik konuşma...
İnsanoğlunun yeryüzündeki vazifesi, ilâhî muhabbeti gönüllere aşılayan bir rahmet kapısı olmaktır. Büyük ruhlar, Cenâb-ı Hakk’ın şefkat ve merhamet nazarı ile mahlûkâta bakış tarzına muvaffak olanlardır.
Muhtâcın bize gelip de ihtiyacını arz etmesini, Hakk’ın bize husûsî bir lûtfu olarak telâkkî etmek ve bunu Hakk’a kulluk şerefi bilmek gerekir.
Hz. Peygamber, aynı acı ve sevinçleri paylaşma, başkalarıyla bütünleşme hususunda insanın, özellikle de kamil bir müslümanın nasıl olması gerektiğini şöyle ifade etmiştir. “Müminler, birbirini sevmede, bir birine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organ rahatsızlandığında, diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (Buhari, Edeb, 27)
İnsanlar arasında muhabbetin, dert paylaşmanın azaldığı günümüz dünyasını Psikolog Mehmet Dinç, saka hikâyesi üzerinden anlatıyor.
Kocaeli Üniversitesi bünyesinde bu yıl başlatılan "Gardırop" projesi, yardıma muhtaç öğrencilere yerinde ulaşmanın yanı sıra paylaşım kültürünü güçlendirmeyi amaçlıyor.
Uzman Klinik Psikoloğu Melis Çekiç Güllüoğlu, "online (çevrimiçi) olamama korkusu" sonucu bir depresyon, kaygı bozukluğu oluşabileceğini belirterek, "Bunun sonucunda panik atak geçiren bireyler de var. Yani bu aslında 'Ne var ki bu sadece sosyal medya' denebilecek bir şey değil." dedi.
İzmir'de, eşinden kalan 600 lira emekli maaşıyla geçinen 70 yaşındaki Nebiha Acar, zor şartlarda yaşamaya çalışan Suriyeli aileyle eşyalarını ve ekmeğini paylaşıyor.
Yaratılmışların hiçbiri, sehâvet, infak ve îsârda, Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ile kıyaslanamaz. O, cömertliğin her çeşidinin en üst seviyesinde idi.
Zuhruf, altın ve mücevher demektir. Muhtevasında bunlardan söz edilmesi ve Allah’ın insana sahip olduğu maddî değerlere göre değil, inanç ve davranışlarına göre kıymet verdiğinin anlatılması sebebiyle sûreye bu ad verilmiştir. İşte Zuhruf Sûresi'nden altın öğütler...