FUAT PAŞA MASONDU
Osmanlılar, kendilerini yeni bir devlet addetmeyip Hazret-i Peygamber'in (sallâllâhu aleyhi ve sellem) Medîne-i Münevvere’de kurmuş olduğu devletin bir devamı sûretinde telâkkî eylemek basîretini göstermişlerdir.
Şeyh Edebali Hazretleri’nin en büyük eseri, birçok zevât-ı kirâmın yaptığı gibi kitaplar değil, birbirini takip eden îman ve İslâm yolunda seferber mücâhid nesiller olmuştur. Bu anlamda 623 senelik Osmanlı cihan devleti de Edebali silsilesinin böyle bir gönül eseridir.
Osmanlı tarihini yazmış olan yerli ve yabancı bütün müellifler, daha ziyâde zâhirî sebepler ve hâdiseler üzerinde dururlar. Ancak bu sebepler ve hâdiselerin bir de derûnî iklîmi, yani iç dün yası vardır ki bunun asıl özü ve mayası, ilk kuruluş yıllarında çok daha net olarak görülür. Bu ilk kuruluş yılları ise, ekseriyetle menkıbelere ve halk rivâyetlerine dayanan bir millî mîrastır.
Dünyanın ilk cenk fotoğrafları 1855’te Kırım’da cereyan eden Osmanlı - Rus Cengi sırasında İngiliz Fotoğrafçı Roger Fenton tarafından çekilmişti.
Çanakkale gâzilerinden merhum Lâdikli Ahmed Ağa’nın şâhid olduğu şu hâdise, o sıkıntılı günlerdeki ilâhî yardımın bir tezâhürüdür. İşte mataradaki bir testi su ile gelen ilahi yardım...
Çanakkale Savaşı'nda düşman kumandanlarının yapmış olduğu itirafları burada yaşanan ulvî hâdiselerde, Cenâb-ı Hakk’ın nusret ve inâyetini açıkça sergiliyordu. İşte onlara örnek hadiselerden biri daha... Bulut içinde bayram namazını eda eden Osmanlı askerleri...
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri, yaşadığı devirde sultanlarla yakın münasebeti olmuş, Sultan I. Ahmed, II. Osman ve I. Murad dönemlerinin en muteber şeyhi olarak hürmet gösterilen şahsiyetlerden biri olmuştur.
Dâimâ mâneviyat, maddeden üstün gelince, onu tesiri altına alır. Nitekim Çanakkale Harbi’ndeki İngiliz kumandanı tarihçi Hamilton da, bu hakîkati şöyle îtiraf etmiştir...
Fuat Paşa, Tanzimat devri sadrâzamlarındandır.