Tarihimizden alacağımız çok tecrübeler, dersler ve ibretler nelerdir? Bu kazanımlardan yoksun bir şekilde gelişen toplum hangi sıkıntılar ile yüzyüze kalmaktadır? Çözümleri nelerdir?
Yüzyıllar boyunca kuşatan kuşağa aktarılan lâkin bu devirde yabancı kaldığımız Osmanlı devrinin güzel örf ve âdetleri.
Yavuz Sultan Selim, doğudaki Safevî tehlikesini ortadan kaldırmak için çıktığı seferde düşmanla karşılaşmayan yeniçeriler seferden geri dönmek istemiş padişah da seferden dönmeyeceğini kararlı duruşu ve etkin hitabetiyle onlara ispatlamıştı.
Osmanlı toplumu, Pâdişâhından sıradan bir ferdine kadar, büyük bir tasavvuf mektebinde yetişti. Halk ile beraber bütün sultanlar, Edebali silsilesinden feyz aldı. Bütün gönüller, sanki bir rahmet dergâhı hâline geldi. Toplumu vakıflarla âdeta bir ağ gibi ördü. Sarılmadık yara bırakmadı. İnsanın problemini çözdükten başka, hayvanâta ve nebâtâta dahî hizmet eden vakıflar kurdu.
Meş’aleler Harbinin Muzaffer Kumandanı ve Kafkasya Fâtihi namıyla bilinen Özdemiroğlu Osman Paşa kimdir?
Osmanlılar, gönüllerini tezyîn eden İslâm ahlâkının zarâfet ve nezâket numûneleriyle dolu bir hayat yaşamışlardır. Dolayısıyla Avrupa’da insanlar âdeta idârecilerinin eli altında esir muâmelesine tâbî tutularak çok ağır şartlarda yaşarken Osmanlılar’da müslüman olmayan ahâlî bile gâyet huzur ve rahat içinde ömür sürmekteydi. Avrupalıların Osmanlı’yı “Gelin, bizleri de sizler idâre edin!” diye dâvet ettiği, târihî bir gerçektir.
Çanakkale'de bir yandan bağımsızlığı için mücadele eden Türk askeri, diğer yandan bombardıman altında, siperlerde dini vecibelerini yerine getirmeye çalıştı.
Peygamber Efendimiz, "Konstantiniyye elbet fetholunacaktır" diyerek, fethi; vücuda gelmesinden sekiz asır önce müjdelemişti. Peki İstanbul'un fethi Kur'an'da da müjdeleniyor muydu?
Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.
Bir hassasiyet medeniyeti olan Osmanlı'nın, toplum kültürüne yerleşen ve hayranlık uyandıran 15 inceliği.