Kurban Bayramı’nda sırf turistik amaçla tatile çıkan kişiler seferî sayılırlar mı ya da onların da kurban kesmesi gerekir mi?
Kurban bayramını memleketinde eş-dost ve akrabalarıyla birlikte kutlayan kişiler seferi sayılır mı? Bu durumdaki kişilerin kurban kesmesi gerekir mi?
Yolculuk yapan kimseler kurban kesebilir mi?
Vücüdumuzun kargocuları olan Dynein ve Kinesin proteinlerinin hareketleri insanın yürümesini andırıyor. Hücre içinde bulunan bu proteinler bir postacı gibi çalışıyorlar.
Hayatın bir tabiat döngüsü var: İlkbahar, yaz, sonbahar, kış... Bir de okulların, eğitimin her yıla kattığı bir döngü var: Eğitim-öğretim yılının başlaması, ara tatil, ikinci dönem ve yaz tatili... Sonra tekrar dönem başı... Kimi için TEOG, kimi için YGS, LYS... Üniversiteliler için vize-final... Kendimizinki bitince, çocuklarımızın ki başlıyor, sonra torunların... Fakat ömrün yılları bu mevsimleri kovalamakla geçiyor. Yüzakı Dergisi bu ay, "Nasıl bir istikbal? sorusu ile okuyucusunun karşısına çıkıyor.
Cuma Sohbetleri'nde bu hafta, Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Mü'minlerin dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir" hadis-i şerifini merkeze alarak yapmış olduğu sohbeti yayınlıyoruz.
Kurbanla ilgili ayet ve hadislerden hareketle bütün İslam âlimleri, kurban kesmenin “dinî duygular” ve “toplumsal yardımlaşma” açısından çok önemli ve faziletli bir ibadet olduğu, ayrıca bu ibadetin insana, manevi olarak büyük ecir ve sevaplar kazandırdığı konusunda ittifak yapmışlardır.
Osmanlı’nın adalet anlayışı öylesine ince idi ki askerler, savaş halindeyken kalenin diğer tarafında bulunanlarla, onların talepleri doğrultusunda bir ticaret yapınca, Konya halkı, kalenin kapılarını bu adalete açmaktan şeref duydu. İşte Konya'nın fethi...