Bütün peygamberler son derece emîn, güvenilir, dürüst ve mümtaz şahsiyetlerdir. Ehl-i îmân olmayanlar bile onlara sonsuz bir güven duyarlar. Peygamberlerin emânet sıfatı, onların her hususta emîn ve güvenilir olmalarıyla birlikte, daha ziyâde vahiy üzerinde emîn olmalarını, Allâh’ın emir ve yasaklarını insanlara değiştirmeden, artırıp eksiltmeden teblîğ etmelerini ifâde eder.
Müslüman, merhametli, hassas ve rakik bir gönle sâhip olmalı ve kimseyi incitmemelidir. Çünkü Allah Rasûlü’nün târif ettiği ve istediği mü’min, herkesle ülfet eden ve kendisiyle ülfet edilen bir gönül insanıdır.
Bir mü’minin düşünmesi lâzımdır, "Ben kendimden ne kadar mes’ûlüm? Çoluk-çocuğumdan ne kadar mes’ûlüm? İçinde yaşadığım toplumdan ne kadar mes’ûlüm? İnsanlığa güzel ve örnek bir müslüman şahsiyeti sergileyebiliyor muyum? Yaşayışımla, hâl ve tavırlarımla İslâm’ın güler yüzünü aksettirebiliyor muyum?"
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, bu kainatın bir ahiret mektebi olduğunu açıklıyor ve ahirette neler yaşayacağımızı anlatıyor.